90'lı
Yıllar Üzerine...
Milyarlarca
yıldır dönmekten bıkmayan dünya bir yüzyılı daha geride
bıraktı.Ve geride bıraktığı bu yüzyıla 7.sanat damgasını
vurdu.20. yüzyılın başından itibaren her adımıyla kendinden
sözettirdi.Sözetmemek mümkün mü diye sorası geliyor insanın...
Ve
sinema, hakkında milyonlarca sayfa kitaplar yazılsa dahi
anlata anlata bitirilemeyecek bir öyküye sahip.
Bize de ancak son on yılını anlatabilme kapasitesi düşüyor
haliyle.
Peki Dünya Sineması son on yılda ne yaptı?
İran
sineması kıpırdadı,İngilizler yerinde saydı,Fransızlar en
büyük kozlarını Hollywood a kaptırdı.Asya Sineması Japonyanın
arkasında tutunacak dal aradı.Türk sinemasını ne siz sorun
ne de ben söyleyeyim.Hali içler acısıydı.Bir tarafta siyasi-sanatsal
boğuşmalarını yaşayan aydınları diğer bir tarafta sinemadan
tek kelime anlamayan, çok ama boş konuşan suratı entellektüel
iç dünyası hanzo yönetmenlerle uğraştı durdu açıkçası...Sinan
Çetin BAY E faciasıyla yüreklerimizi burktu...Yetmedi bir
de başımızda propagandayı paraladı.Tam Allahım neydi suçumuz
diye yakarmak üzereyken imdadımızıa Güle Güle yetişti de
gelecek yüzyıldaki türk sineması için biraz iyimser olabildik.Mayıs
sıkıntısı,Kasaba,Gemide,Azize,Masumiyet,Usta beni öldürsene
filmleri iki elin parmağını geçmeyecek sayıda on yılın panoramasını
oluşturdu maalesef.Gönül isterdi ki anlatacak çok film olsun
bizim de yazacak yerimiz kalmasın ama ne yapalım?
Peki
son on yılda avrupa bu kadar kötü bir durumda iken insanları
sinemaya dolduran filmler nerden geldi?Aydan gelmedi tabii
ki....Her zaman olduğu gibi Amerikanın göbeğinden Hollywood"
tan geldi.Bu haliyle de bize maalesef yazının büyük bir
bölümünü Amerikan sinemasına ayırmaktan başka çare kalmadı.Neyse,
artık sızlanmaları bırakıp incelemelere başlayalım:
Schindler's
List:Steven Spielberg harikası, Nazi kıyımını belki de en
çarpıcı şekilde anlatmayı başarabilen bir film.Liam Nesson
un mükemmel performansı, adeta yas tutan atmosferi ve kırmızılı
kızın iki sahnede bize filmi özetlemesi akıllardan çıkabilir
mi hiç? Shawshank Redemption:Mükemmel bir roman,Morgan Freeman-Tim
Robbins ikilisinin karizmatik oyunculukları,Andy Duffrense'in(Tim
Robbins)hapisten kaçmayı başardığı anda ellerini yağmur
tanelerine siper alırcasına açışındaki estetik kamera anlayışı...(Stephen
King'i saygıyla anmadan edemeyeceğim)
Matrix:10
kez izle istersen bin kez izle ama biri gelip de sana matrix
nasıl bir olay dediğinde kem küm etmekten başka birşey yapma.Sinema
tarihi ilk kez bu filmde felsefi bir tabana sahip bir bilim-kurguyla
karşılaştı.Son teknolojinin kullanıldığı film bize insanoğlunun
neler yapabildiğini bir kez daha gösterdi ve daha ilk yaşına
girmeden kült filmler arasına girmeyi başardı.
Ucuz
Roman:Ta..Tar...Tara..Tarantino fırtınası..Popüler kültürün
doğurduğu gencecik bir deha..Öyle bir deha ki 70 li yılların
senaryo ve sinematik tekniğini 90'lara öyle bir harmanlıyor
ki hayran olmamak elde değil.John Trovolta'ya bir anlamda
tekrar hayat vermesi takdir edilecek bir ayrıntı.
İşte..Son
on yılın ardından benim aklımda sağlam yer tutan dört film
var..
Sıra geldi oyuncular ve yönetmenlere:
Türk:
erkek...güven kıraç
bayan...meltem cumbul
yönetmen:mustafa altıoklar
Yabancı:
erkek...liam nesson
bayan...susan sarandon
yönetmen:steven spielberg
Ve
işte bu kadar. Benim sentezlerim bu kadar.Katılıp katılmamak
size kalmış.Tercih sizin....
M.SERMEST
ÇAPAN
Film
eleştirilerinizi director@sinemafanatik.com
adresine gönderin bizde eleştrilerinizi yayınlayalım.
© 1998 - 2005 Sinemafanatik.com. Her Hakkı Saklıdır. İletişim adresi: director@sinemafanatik.com