Abuzer
Kadayıf
“Abuzer
Kadayıf”filmi günümüz Türkiye’sini eleştirmeye çalışmış
bir yapım.Çalışmış diyorum;çünkü filmin birşeyleri eleştirme
çabası,özünde bulunan hatalar nedeniyle başarısız olmuş.Peki
nedir bu hatalar?İnceleyelim:
Sosyoloji
profesörü Ersin Balkan’ın karısı,sokak çocukları tarafından
öldürülür.Sokak çocuklarının,dışarıda potansiyel suçlu olarak
yaşamasını kabullenemeyen Ersin,çocuklara yardımcı olmak
amacıyla bir tesis kurmayı planlar.Öğretim üyesinin sınırlı
maaşı böyle bir tesis kurmak için yetersiz kalacağından
kendisine ikinci bir kimlik bulur:Abuzer Kadayıf.Abuzer
Kadayıf,bu farklı çevrede yeni karakterlerle,ilginç olaylarla
karşılaşacak ve film öyle öyle devam edecek,bitecek.
“Abuzer
Kadayıf”’ın en hatalı tarafı senaryosu.”Mahallenin Muhtarları”gibi
malum televizyon dizilerinin yazarı Kandemir Konduk(hala
yazıyor mu bilmiyorum)hatalarla,eksiklerle dolu bir senaryo
yazmış.
Senaryoda,Ersin
Balkan’ın sosyoloji profesörü kimliği üzerinde yeteri karar
durulmamış.Hem Ersin, sosyoloji profesörü şarkıcılıktan
ne anlar?Filmin en mantıksız bölümüde burası.Bir profesör,aksini
savunduğu düşünceyi nasıl destekleyebilir ki.
Filmde
ki en önemli karakterlerden biri olan Abdo’nun senaryoda
iyi bir şekilde belirtildiğini düşünmüyorum.Şahsen ben;Abdo’yu,sürekli
Abuzer’in yanında bulunan bir kişilikten öte göremedim.
Filmde
niçin bulunduğunu anlayamadığım Ersin’in sevgilisi karakteri
de kağıt bebek gibi;hiçbir derinliği yok.Ersin’le nasıl
tanışmıştır,Ersin’le olan ilişkisi ne boyuttadır…cevapsız
sorular bunlar.
“Abuzer
Kadayıf”’ta olaylar arası kopukluk da var.Normalde,bir filmde
olaylar;sebep-gelişme-sonuç sırasında olur.”Abuzer Kadayıf”’ta
sebep-gelişme var,sonuç yok!Örneğin;mafya,Abuzer’i vurmaya
karar veriyor,vuramıyor,gerisi yok!Mafya,Abuzer’i vuramayınca,bu
adam ermiştir diye Abuzer’le uğraşamayacaklarını mı düşünüyor?Birçok
olayın,bu örnekte olduğu gibi hangi mantık düzeyinde sonuçlandığını
anlamak mümkün değil.
Belki
bütün bunlara katlanabilirim,”kötünün az üstünde bir film
izledim” kanısında olabilirim derken;filmin son sahnesi
benim için tek kelimeyle “hüsran”dı.Ersin’in kişilik bölünmesi
filmin son dakikalarına sıkıştırılarak geçiştirilmeye çalışılmıştı!”Fight
Club”’i izleyenler bilir,”Fight Club”’da kişilik bölünmesi
her sahnede vurgulanıyordu.Madem filmin sonunu bu şekilde
yapacaksınız,önceden kişilik bölünmesini belirtecek görsel
ve işitsel imgeler yaratın ya da filme layık bir sonuç bölümü
bulun.
Bu
kadar kötü bir senaryonun,iyi bir yönetimle kurtulacağını
düşünmediğim gibi yönetmenin çalışması da kötüydü.Devamlılık
hatalarının dışında Abuzer’in,Şebnem Özinal’le küvette seviştiği
sahnede,Abuzer’in siyah pantolonu oldukça net görünüyordu.
Oyunculuk
adına da pek birşey göremedim “Abuzer Kadayıf”ta.Metin Akpınar;iyi
bir tiyatrocudur,beğendiğim oyunculardandır ama bu sözler
bu film için geçerli değil.Ayrıca filmlerde konuştuğu doğu
aksanı bir süre sonra bayıyor.Talat Bulut;kötü filmin en
iyi şeyiydi.Metot oyuncusu olduğunu kanıtlar bir şekilde
kötü çizilmiş karakteri için gerekli değişimi gerçekleştirmiş.Maalesef
ki bu filmi o bile kurtaramıyor.Sibel Turnagöl;kağıt bebek
derinliğindeki karakterinden başarılı bir oyunculuk sergilmesi
beklenemezdi,nitekim öyle olmuş.Ama filmde söylediği bir
replik vardı ki tüylerimi diken diken etti.”Ersin,seni daha
önceden de seviyordum,bunu duyduktan sonra daha çok seviyorum.”Bu
klişe olmuş “şeyi”yazan Kandemir Konduk’a ve bu repliği
söylediğinde tüylerimin diken diken olmasına neden olan
Sibel Turnagöl’e yazacak kelime bulamıyorum.
Gündemi
takip ediyorsanız,biliyorsunuzdur.Film,gösterime girmeden
önce ünlü bir şarkıcının sözleri nedeniyle medyada çok iyi
reklam yaptı.Filmi izlemek gibi bir gaflete düşen biri olarak
diyebilirim ki bu film,o meşhur şarkıcıdan açık ve net bir
şekilde etkileniyor.Ama kesinlikle onun hayatı değil.Zaten
o da senaryoyu okuduğunu,rolün ilk önce ona teklif edildiğini
söylemişti.Kandemir Konduk,bu tür dertlerle uğraşmamak için
bir senaryo değişkliğine gitmiş.Eh senaryonun yalaşaplığı
bundan kaynaklanıyor.
Ama
birisi Abuzer Kadayıf'ı gösterip "Bu adam İbrahim Tatlıses
değil" derse açıkçası gülerim...
Filmle
ilgili son bir not.Film,ben bu yazıyı yazdığım sıralarda
gösterimden kalkmıştı.Ve iyi sayılabilecek bir hasılat elde
etmişti.(850.000 kişi)Ben,büyük bir çoğunluğun filmi izleyip-beğenmediklerinden
eminim.Hal böyle olunca potansiyel seyirci,Türk Filmlerini
izlememe kararı aldı(En başta ben).Zaten,incelerseniz ki
göreceksiniz,“Abuzer Kadayıf” ve “Hemşo” arasında gösterime
giren bütün Türk Filmleri iyi gişe yapamadı.Bunu ben,"Abuzer
Kadayıf"'a bağlıyorum.Arada gişe şansı yüksek olan "Balalayka"
ve "Dar Alanda Kısa Paslaşmalar" filmleri ise kim vurduya
gitti.
Sonuçta
“Abuzer Kadayıf”,bunu eleştireyim derken şunu da eleştireyim
derdine düşmüş-bu nedenle de dağınık,düzensiz olan,çok kötü
bir film.İzlememe gibi bir lükse sahipseniz uzak durun diyorum.
(*)
Ali
Yücel Şen
Film
eleştirilerinizi director@sinemafanatik.com
adresine gönderin bizde eleştrilerinizi yayınlayalım.
© 1998 - 2005 Sinemafanatik.com. Her Hakkı Saklıdır. İletişim adresi: director@sinemafanatik.com