8½
Kadın (8½
Women)
Tek
Kişilik (Peter Greenaway) Gösteri(si) ya da 8½ Kadın...
Tıpkı
"John Malkovich Olmak" ya da Regis Wargnier'in "Doğu-Batı"sında
yaşadığımız gibi yine başka bir 1999 tarihli yapım daha
ülkemizde gecikmeli olarak ancak 2001'de gösterim şansı
buluyor. Hiç yoktan iyidir deyip yeni sinemalar görme umuduyla
bu filmi de diğerleri gibi kaçırmıyorum. Film Peter Greenaway'in
"8½ Kadın"ı ve şimdiye kadar hiç sinema görmedik diyerek
oldukça iddialı bir düşünce ortaya atan bu ressam-yönetmen
acaba yine farklı, deneysel bir çalışmaya mı imza atmış
diye düşünüyor, merak ediyorum (bir önceki filmi "Tual Bedenler"i
hatırlıyorum hemen; birbirine ister istemez karışan bir
çok farklı konuşma ve yazı dilinin çizilip yazıldığı bir
arka planda insan bedenleri üzerine yansıtılan kaligrafiyi,
Ewan McGregor'un oynadığı karakterin tercümanlığı eşliğinde
metin ile sinemadaki resmin birleştirilme çabasını...).
Yaşadığım
yerde sadece tek bir sinema salonunda gösteriliyor film;
ses düzeni bozuk, beyazperdesi kendisi gibi küçücük bir
odada. İlk gününde, ilk seansında gidiyorum filme ve hiç
de azımsanamayacak kadar büyük bir erkek topluluğuyla birlikte
filmi seyrediyorum. Acaba filmin adı ve afişinde arkadan
gözüken çıplak bir kadın bedeni mi böyle bir ilgiye yol
açmış diye düşünmeden de edemiyorum. Ama ne hikmettir ki
gösterim boyunca da salondan tek çıt bile çıkmıyor! Seyircilerin
karşısında kişisel sinemasından hiçbir ödün vermeyen bir
Greenaway yapıtı çıkıyor çünkü.
Tarkovsky
filmlerinde olduğu gibi ana karakterleri dur durak bilmeden
dünya hallerini, kendi dünyalarını konuşup tartışan, önlerinden
geçen görüntülerden nerdeyse soyutlanmış kişiler (burda
bir baba-oğul) ve olanları sanki herkes onların gördüğü
gibi görüyormuşçasına bize yansıtan bir sinemasal anlatım,
"8½ Kadın"ı seyrederken hemen en başta edindiğim ilk izlenimlerdi.
Film, özellikle yan karakterlerin ve kadınların ortaya çıkmasıyla
senaryoya göre ezberlenmiş karton konuşmalar geçidine dönüşüveriyor
adeta. Fellini'ye atıfta bulunulduktan sonra final sahnesi
için 8½ kadından 8'inin apar topar, ipe sapa gelmez nedenlerle
adeta kovulmuş kadar olmuşlar dedirtecek biçimde malikaneden
ayrılışları da ayrı bir konu!
Tipik
çok konuşan bir film, 8½ Kadın. Ama sinemasal tadı da unutmuyor
çok şükür, deprem sahneleri ile elektronik çağın tiz sesleri
bir daha kolay kolay biraraya gelmeyecek oldukça başarılı
bir biçimde kaynaştırılmış. Greenaway, cinselliği yoğun
şekilde filmde kullanırken gevezeliğe ve kişiselliğe bu
kadar batmasaymış yapıtı sanki daha iyi olacakmış gibi.
Buna rağmen film, kesinlikle Vincente Aranda'nın "Çıplak
Bakış"ının yanına bile yaklaşamıyor.
Yine
de kendince eğlenen, tartışan; seyircinin de eğer biraz
çabalarsa filmin içine girerek bazı hoş anlar yaşayabileceği,
sonuçta tek kişilik bir Peter Greenaway gösterisi 8½ Kadın...
Accatone.
Film
eleştirilerinizi director@sinemafanatik.com
adresine gönderin bizde eleştrilerinizi yayınlayalım.
© 1998 - 2005 Sinemafanatik.com. Her Hakkı Saklıdır. İletişim adresi: director@sinemafanatik.com