Ana Sayfa | Haberler | Vizyondakiler | Pek Yakında | Galeri | Starlar
Forum | Box Office | Özel Efekt | Zoom | Röportaj | Setlerden Eleştiri | Arşiv

eleştiri

Starlar
Vizyondakiler
Pek Yakında

Oscar'a Dair

      Dünya sinema tarihinin en değer verilen ödülleri olarak kabul edilen ve özellikle son yıllarda verildiği kişi ve yapıtlar itbariyle tartışılan-sık sık gündeme gelen- bir sinema genel kültürü Oscar. Academy Awards(Ödülleri) olarakta anılan ve bu yıl 72.’ si düzenlenen; asrın son Oscarları olma hasebiyle ayrı bir önem taşıyordu 1999 Oscar Ödülleri... 23 farklı kategoride eserlerin kıyasıya(!) yarıştığı Oscar, bu yıl farklı bakış açılarından protestolara bile sahne oldu. Oynadığı filmde(Titanic), neredeyse, kendi dışında herşeyin ödül aldığı Leonardo Di Caprio, bu yıl protesto etmekte geç kalmadı. Ayrıca; Man On the Moon ‘la Altın Küre’ de ödülünü alan Jim Carrey’ de bu sınıftan. Onlar ödüllerin gercek sahiplerine gitmediğini düşünüyorlar. Kimbilir; belki de haklılık payları vardır..

     “Gişelerdeki hasılat,her kesimden izleyicinin beğenisi, tam aksetmiyor ödüllere” desek yalan söylemiş olmayız herhalde.. Geçen sene gişelerde ismi o kadar sık geçmeyen “Sheakspare in Love” ‘ ın7 Oscar alması bunun en büyük göstergelerinden. Şuda bir gerçek ki; sinemadan anlayan bir grup hakiki(!) eleştirmenin layık gördüğü ödüller, sanat ağırlıklı filmlerde yoğunlaşıyor. Şöyle bir soru gelebilir aklınıza: “Madem sanat ağırlıklı, Braveheart’ a 7 dalda ödül verilirken o filmde hiç mi sanat yoktu?Titanic kadarda mı değildi?...” Gerçekten neredeyse tüm dünyanın, belki de gelmiş geçmiş en güzel filmi olarak ortak görüşte birleştiği(İngilizler hariç), Braveheart’ın milliyetçilik düşüncesine kurban gittiği kanaatindeyiz...

     ABD Sinema, Sanat ve Bilimleri Akademisi’nin bu yılki töreninde sevindirici bir yan; genelde action tarzı filmler aday bile gösterilmezken, gerçekle, hayali dünyanın içindeki gerçeklerin sorgulandığı The Matrix, en iyi görüntü dahil olmak üzere 4 dalda Oscarları silip süpürdü. Bu yılki Oscar’ ın bizce en sevindirici yanı da, eskiden ödül sahipleri aylar önceden sabit ve aday çıkarma konusunda zorlanılırken, giderek bu olay aşoldı ve açıkça söylenebilir ki;bu sene son dakikaya kadar en çok ödülün hangi yapıta verileceği merakla beklendi.8 dalda aday American Beaty,7 dalda The Insider ve The Cider House Rules ve bol heykelcik adaylarından The Talented Mr. Repley, The Sixth Tense gibi hoş yapıtları seçmede Oscar jurisinin bayağı zorlandığından eminiz... Bu yılki en büyük “out” ise ;belki de yaşı tutmadığından(!) Oscar heykelciğine layık görülmeyen Haley Joel Osment oldu..

    Şu ana kadar, rekor heykelcik toplayan Benhur ve Titanic(11) ‘i bir sinema klasiği olan Batı Yakası Hikayesi (10) takip ediyor. En iyi yönetmenin, en iyi filmide doğal olarak aldığı Oscar’ da en çok ödül alan yönetmen ise John Ford(4). Üst üste “en iyi erkek oyuncu” ödülünü bu sene alamadığı için kıramayan Tom Hanks 2 Oscarlı aktörleden.. En son “As Good As It Gets” de boy gösteren Jack Nicholson, ise 3 kez ödülle en çok ödül alan aktör olmanın haklı gururunu yaşıyor.

     Bu ödülü, aynı anda, bolca almayı kafasına koymuş yönetmenler;ses-görüntü-kostüm ve özgün olma konu ve kategorilerinde dikkatli seçimler yapmalılar. Bunların mevcudiyetinin, filmi, rekorlara gebe yapacağı fikrindeyiz...

     Türk sinemasının aday adayı değerlendirmelerine bile alınmadığı ödüller, bizim için tam bir hüsran... Bazı Türk yapıtları (Mesela Güle Güle,Eşkıya gibi), Holywood’un imalathanesinden çıksaydı Oscar’lara sahip olacağından da eminiz. Çünkü filmlerimiz, her ne kadar basit olsa da “İnce Mehmet” gibi bir orjinallik saklı içlerinde... Yakın tarihte bir “Life is Beatiful” neden olmasın?

    **Bu yazı Oscar gecesinden bir gün sonra kaleme alınmıştır.**

      Abdullah Durak

Film eleştirilerinizi director@sinemafanatik.com adresine gönderin bizde eleştrilerinizi yayınlayalım.

© 1998 - 2005 Sinemafanatik.com. Her Hakkı Saklıdır. İletişim adresi: director@sinemafanatik.com