Ana Sayfa | Haberler | Vizyondakiler | Pek Yakında | Galeri | Starlar
Forum | Box Office | Özel Efekt | Zoom | Röportaj | Setlerden Eleştiri | Arşiv

eleştiri

Starlar
Vizyondakiler
Pek Yakında

Giray Yavuz'dan
Oscar'ın gerçekleri ve 2001 ödüllerine kısa bir bakış
.

      Sinema'nın yönetmen sanatı olduğunu düşünürüm; görüntüleri kendi zihninin süzgeçinden geçirerek bizlere aktaran yönetmenin amacı ödül almak, gişe rekorları kırmak olmamalı,ödül ve hasılat sadece ortaya çıkan eserin doğal sonucu olarak kalmalıdır.Ne yazık ki günümüz sinemasında bazen pazarlama gücüyle kazanılan bir ödül filmin değerinin tescili ve dünya hasılatı üzerinde önemli bir kıstas olmaktadır.Bu ödüllerin en popüler olanı, Amerikan Sinema Sanatları ve Bilimleri Akademisi'nin verdiği Oscarlardır, sinemanın ticari boyutunu yönlendirmek dışında önemli bir işlevi olmadığını ve kurulduğu gün belirlediği,yaratıcı düşünceleri destekleme misyonunu büyük ölçüde yitirdiğini söyleyebileceğimiz Akademinin,bağımsız sinemayı büyük ölçüde dışlayarak stüdyo filmlerini desteklemesi, bana göre bu tavrın açık bir göstergesidir.

     Yeri gelmişken Oscar amcanın 1927 den bu güne süren macerasında yaşanan bazı hayalkırıklıklarını hatırlayalım.

1940-Hitchcock'un "Rebecca"sı en iyi film oscarını aldı ancak Akademi, yaşamı boyunca hakettiği ilgiyi göstermediği usta yönetmene birkez daha sırt çevirdi.

1941-Oscar, "How Green Was My Valley" ve yönetmeni John Ford'a gitti oysa ödül Akademi tarafından sinema tekniği ve öykü anlatmada devrim yapmış bugün birçok kaynağa göre sinema tarihinin en iyi filmi olarak nitelenen "Citizen Kene" ve Orson Welles'in hakkıydı.

1964-Büyük komedyen Peter Sellers, unutulmaz bir performans sergilediği Kubrick klasiği "Dr. Strangelove" ile en iyi erkek oyuncu dalında Oscar alamadı .

1968-Sinema tarihinin en iyi filmlerinden biri olan "2001 A Space Odyssey" dönemin çok ilerisinde bir filmdi.Bilim kurguyu temelden etkileyen bugün bile birçok yönetmenin örnek aldığı Kubrick şahaseri , Sir Carol Reed'in yönettiği "Oliver" in gerisinde kaldı .

1971-Dahi yönetmen Kubrick'in Hollywood kalıplarının çok dışındaki olağanüstü filmi "A Clockwork Orange" belkide sadece bu tavrıyla cezalandırıldı.

1973-George Roy Hill'in yönettiği "The Sting" korku klasiği "The Exorcist" i alt etti.

1974-Bugün adı sanı unutulmuş Art Carney kendi gibi unutulmuş "Harry and Tonto" filmi ile Al Pacino(Goodfather 2) ve Jack Nicholson'ı(Chinatown) geride bıraktı .

1976-Taxi Driver'da Robert De Niro sinema tarihinin en iyi performanslarından biri ile ödül alamadı .

1979-Akademinin duygusal üyeleri, "Cramer vs Cramer"i Coppola'nın savaş karşıtı başyapıtı Apocalypse Now 'a tercih etti.

1980-Robert Redford "Ordinary People" ile "Raging Bull"u ve yönetmeni Martin Scorsese'yi geride bıraktı.

1990-"Dances With Wolves" Scorsese başyapıtı "Goodfellas"ı alt etti. Akademi büyük usta Scorsese'yi bir kez daha unuttu.

1994-Tarantino'nun yeni bir sinema tarzı yaratan ayrıksı filmi "Pulp Fiction", "Forrest Gump"ın gerisinde kaldı.

1995-"Leaving Las Vegas" ta Nicolas Cage iyi oynuyordu ancak Oscar ,bir idam mahkumunun son günlerinde yaşadığı buhranı olağanüstü gerçeklikte yorumlayan Sean Penn'in(Dead Man Walking) hakkıydı.

1996-Akademi, sevdiği klişeleri birbiri ardına sıralayan epik drama "English Patient"ı taçlandırırken Coen kardeşler'in başyapıtı "Fargo"yu fark etmedi.

1998-İyi sanat yönetimi dışında vasat bir seyirlik olan "Shakespeare In Love" Oscar yarışını savaş filmi litaratüründe üst sıraları işgal eden "Saving Private Ryan" ve "The Thin Red Line" gibi iki üstün yapımın önünde bitirdi..

   Bana göre yanlış olan bütün bu tercihlerin yanında en vahimi Kubrick, Scorsese, Leone, Welles, Hitchcock, Lynch ve Chaplin gibi sinemayı her daim etkilemiş büyük ustaların bu güne kadar Oscar alamamış olmasıdır,yinede Oscarların görkemli töreni, öncesi ve sonrasıyla sinemanın popüler bir sanat olmasına olan katkısı yadsınamaz, biz de 73 yılda taçlandırdığı doğru eserler ve sahipleri hatırına kayıtsız kalmayıp, akademinin tercihlerinden bazılarına göz atalım.

   "Gladiator" ,60 lı yıllar sinemasında zirvede olan Roma imparatorluğunu yeniden gündeme getirmesi ve tarihi film geleneğine saygılı tavrıyla dahi önemsenmesi gereken bir film ancak görsellik ustası Ridley Scott'un çabası ve oyuncu performanslarına rağmen digital teknoloji kullanılan bazı sahnelerde beliren yapay görsellik ve senaryodaki derin boşluklar, filmi bir başyapıt olmanın çok gerisinde bırakıyor,açıkça söyleyelim bu yılın en iyi film adaylarından "Traffic" ve "Crouching Tiger Hidden Dragon" birçok açıdan daha iyi filmler.

   Sinemanın bir yönetmen sanatı olduğu gerçeğini önemsemeyen Akademi, 2000'in en iyi filmi dediği Gladiatör'ün yönetmeni Ridley Scott'a ödül vermedi, bana göre Akademi bu tercihi ile Gladiatör'e verdiği ödülün yanlızca tarihi epik sinemayı ve büyük stüdyo filmlerini teşvik niyeti taşıdığını bir anlamda kabul etmiş oldu.İki film ile aday olmanın getirdiği avantajı ödüle dönüştüren Steven Soderbergh'in "Traffic"de çıkarttığı işe saygı duyuyorum,bağımsız sinemadan gelen yönetmen sanki Julia Roberts'a ödül kazandırmak için çektiği sıradan filmi "Erin Brockovich" den sonra büyük bir filme imza atmış.

   "Crouching Tiger Hidden Dragon" öykünün geçtiği dönemin ihtişamını yansıtan sanat yönetimi ve birinci sınıf görüntüleriyle büyülü bir görsellik içeriyordu her karesi ile haklı ödüllere ulaştı. "Gladiator", Geçen yıl "Matrix", "Phantom Menece Episode I" gibi efekt şahaseri filmlerin yarıştığı görsel efekt kategorisinde bu yılın zayıf adayları arasında yetersiz(hatta hatalı)efektleriyle ödüle ulaştı.

   Uyarlama senaryo ödülü "Traffic"e gitti. Filmin, Oscarlı mükemmel kurgusunun katkısıyla girift olay örgüsünü mükemmel çözümleyen senaryosu ödüle layıktı.

   Russell Crowe'un aldığı ödül kabul edilebilir, fiziksel olarak iyi örtüştüğü rolün hakkını veren Crowe geçen yıl The Insider ile yaklaştığı Oscar 'a bu kez ulaştı. Geoffrey Rush'ın Marquise De Sade'ı mükemmel yorumladığı(Oscar'ı hakettiği) performans Akademi ahlak standartlarının fazlasıyla dışındaydı.

   Julia Roberts favori olduğu Oscalarda zorlanmadı, "Erin Brockovich" gibi sıradan bir filmde gösterdiği performans etkileyiciydi,yıllardır en çok kazanan kadın oyuncu sıralamasında başta giden Robert's a ödül yakıştı. "Traffic"de Meksika aksanıyla döktüren Benicio Del Toro abartısız ancak etkili oyunuyla ödülü haketi, Marcia Gay Harden'in yardımcı kadın oyuncu ödülü aldığı "Pollock"ı ve orjinal senaryo ödülünü kazanan "Almost Famous"u henüz izleme şansı bulamadım.

   The Cell her karesi sürrealist birer tabloyu andıran olağanüstü resimleriyle makyaj ödülünü almalıydı. Çin'in ünlü bestecisi Tan Dun 'un elinden çıkan olağanüstü melodileriyle "Crouching Tiger Hidden Dragon"un orjinal müzik ödülünü alması akademinin doğrularından biriydi.

   Son söz :7.sanat sinema vazgeçilmez bir tutku ve benzersiz bir kişisel yolculuktur ,bu yolculukta her seyircinin algıladığı görüntü birbirinden farklı olacaktır,çünkü görüntüler gözlerin ötesinde biçimlenir ve gerçek ödül , emek verilen filmin geleceğe kalmasıdır.

      GİRAY YAVUZ

Film eleştirilerinizi director@sinemafanatik.com adresine gönderin bizde eleştrilerinizi yayınlayalım.

© 1998 - 2005 Sinemafanatik.com. Her Hakkı Saklıdır. İletişim adresi: director@sinemafanatik.com