Bir
Sezonun Ardından
Bir
sezon geride ilginç yansımalar bırakarak geçti.Öncelikle
bu uzun incelemeye geçmeden önce sinemanın kaybettiği büyük
isimlere saygı duruşu niteliğinde isimlerini burada saymak
istiyorum.Unutulmaz filmlerin unutulmaz yönetmeni Stanley
Kubrick,50'li yılların sevimli adamı,90'ların huysuz ihtiyarı
Walter Matthau,Türk sinemasının efsane ismi Kemal Sunal,sade
kişiliği ve mütevazi oyunculuğuyla Vittorio Gassman ve daha
burda ismini hatırlayamadığım nice sinema emekçisi....
Evet,bu
hüzünlü satırların ardından geçtiğimiz sezonun incelemesini
yapmaya başlayalım.Elbette ilk önce sezonun en iyi on filmi
ilk sırada yerini alıyor:
EN
İYİ ON FİLM
MATRIX:Değil
son sezonun son on yılın en iyi on filminden biri Matrix.Wachowski
kardeşlerin elinden çıkma film,anlaşılmaz senaryosu ve üstün
efektleriyle göz kamaştırdı.Sonuçta kurgu-bilim sineması
Blade Runner'dan sonra hem görsellik hem de felsefi temel
açısından yeni açılımlar kazandı.
ÖNE
ÇIKAN İSİMLER:Wachowski brothers,Laurence Fishburne
UNUTULMAZ
SAHNE:Neo(keanu reeves)'nun binanın tepesinde kurşunlarla
oynadığı oyun.
UNUTULMAZ
REPLİK:"...Hiçkimse Matrix nedir bilemez ve açıklayamaz..."
Karne:****
EYES
WIDE SHUT:Hayır,yani Kubrick kalp krizi sonucu ölmese bu
filmi vasiyeti yerine geçsin diye yaptı diyeceğim.Ustanın
adeta al-oyna-çöz diye bıraktığı yapıtı hala çoğu çözümlenmeyen
sahneleriyle kendinden söz ettiriyor.Kadın-erkek ilişkilerine
getirdiği farklı ve cesur tavrıyla takdir edilecek bir film.
ÖNE
ÇIKAN İSİMLER:Stanley Kubrick,Nicole Kidman
UNUTULMAZ
SAHNE:Filmin en çok tartışılan ve en önemli sahnesi olan
gizli ayin bölümünün tamamı.
UNUTULMAZ
REPLİK:"Let's fuck!"
Karne:****
AMERICAN
BEAUTY:Tiyatro kökenli yönetmen,mükemmel oyuncu
seçimleriyle sezona ve oscar ödüllerine damgasını vurdu.Bir
Amerikan ailesinin çözülümünü "İce Storm" kadar olmasa da
başarılı bir şekilde perdeye yansıtan yönetmen,özgün senaryonun
sinemaya kattığı farklılıktan da yararlanmayı bilmiş.
ÖNE
ÇIKAN İSİMLER:Sam Mendes,Alan Ball,Mena Suvari
UNUTULMAZ
SAHNE:Lester(Kevin Spacey)'ın güller içerisindeki mistik
rüya sekansı
UNUTULMAZ
REPLİK:"Bay Burnham bunu size söylemeliyim: İlk defa olacak!"
Karne:***
GLADIATOR:"LA
SIRLARI" filminin sinemamıza hediye ettiği özel yeteneklerden
Russel Crowe'un üstün oyunculuk performansı ve görselliği
çok iyi kullanan yönetmen Ridley Scott(Blade Runner)'tan
enfes bir tarihi şölen.Yalnız,filmdeki tarihi yanlışlar
bu başarıya gölge düşürüyor.
ÖNE
ÇIKAN İSİMLER:Ridley Scott,Russel Crowe
UNUTULMAZ
SAHNE:Maximus(Russel Crowe)'un karısına ve çocuğuna kavuştuğu
hüzünlü an.
UNUTULMAZ
REPLİK:"-Buradan ayrılınca ilk ne yapacaksın? -Çocuklarımla
hasret gidereceğim ve karımla da tabii... -Karınla ne yapacaksın?
-Orası seni ilgilendirmez!"
Karne:****
HOLY
SMOKE!:Beyinlerde ihtilal yapabilecek yegane
yönetmenlerden Jane Campion,90 dakika boyunca işlediği basit
temayı yan unsurları çok iyi değerlendirerek zenginleştiriyor
ve sonuçta ortaya sezonun en iyi filmlerinden birisi çıkıyor."Titanic"
filminde yalnızca zerafeti ile hatırlanan Kate Winslet'i
kariyerinin en iyi performansıyla vitrine çıkaran yönetmen
alkışı hak ediyor.
ÖNE
ÇIKAN İSİMLER:Jane Campion,Kate Winslet
UNUTULMAZ
SAHNE:Ruth(Kate Winslet)'un PJ(Harvey Keitel) ile oynadığı
oyun ve sonuçta yılların karizması Harvey Keitel,son derece
rüküş bir halde kadın giysileriyle karşımızda.
Karne:****1/2
FIGHT
CLUB:Sahici bir rüya ancak bu kadar iyi anlatılabilirdi.Sağlam
temellere dayanmayan bir senaryodan ince bir iş çıkaran
David Fincher,biz sinema tutkunlarını "Se7en"dan sonra şaşırtmaya
ve hayran bırakmaya devam ediyor.Ayrıca "American History
X" filminde kanımca değil bir Oscar,on Oscarı bile hak edecek
bir oyunculuk çıkaran Edward Norton,"Primal Fear" ile başladığı
ciddi adımlarını bu filmle de hızlandırdı.
ÖNE
ÇIKAN İSİMLER:David Fincher,Edward Norton,Helena Bonham
Carter
UNUTULMAZ
SAHNE:Usta yönetmen bir duvar yazısıyla filmi bize özetliyor
sanki:"I like myself"
UNUTULMAZ
REPLİK:"beni öldürebilmen için önce kendini öldürmen lazım..."
karne:****
BRINGING
OUT THE DEAD:Sinemanın yaşayan bir numaralı yönetmeni
Martin Scorsese,sinemasının bakış açısına karşı bu filmle
beraber adeta günah çıkarıyor."Taxi Driver" ile bize hediye
olarak bıraktığı dehşetcengiz taxi şoförü bu filmle beraber
aynı kirli sokaklara mahzun ambulans şoförü olarak geri
dönüyor.Fakat dahi yönetmen iki filmde de kurtarıcı rolünü
onların üstüne yükleyerek bazı bakışlarından da taviz vermiyor.
ÖNE
ÇIKAN İSİMLER:Martin scorsese,Nicholas Cage,Paul Schrader
UNUTULMAZ
SAHNE:Nicholas Cage'in bütün öfkesini arabadan çıkardığı
sahne.
Karne:*****
THE
TALENTED MR RİPLEY:Patricia Highsmith'in bir
romanından filmi uyarlayan yönetmen Anthony Mingella, hem
senaryo hem de yönetmenlik koltuğunda oturmanın verdiği
avantajları iyi kullanıyor ve iki genç oyuncu Matt Damon
ve Jude Law'un ortalamanın üstündeki performanslarıyla sezonun
en iyi on filmine girmeye değecek bir fimle kariyerinin
en güzel örneklemelerinden birini bize sunuyor.Ayrıca Philip
Seymour Hoffman'a dikkat.
ÖNE
ÇIKAN İSİMLER:Jude Law,Matt Damon
UNUTULMAZ
SAHNE:Tom(Matt Damon),Dickie(Jude Law)'nin elbiselerinden
birini üstünde denerken o anda odaya Dickie girer.Ve Tom,sadece
başı gözükür bir halde aynanın arkasına geçer.Aynada ise
Dickie'nin görüntüsü yansımaktadır.Bu sahne ile yönetmen
Antonhy Mingella karakter çözülümünü bize harika bir görsellikle
sunuyor.
Karne:***1/2
SIXTH
SENSE:İnsan şimdi düşünüyor da bu filmin başrolünde
Bruce Willis değil de kadroya eşdeğer çapta bir oyuncu oynuyor
olsaydı belki de ben mütevazi yazımın içinde bu filmden
bahsedemiyor olacaktım... Artı,Haley Joel Osment farkedilmeyecek
belki de genç yönetmen Night Shylaman bir anda silinip gidecekti
sinemalardan.Hint asıllı yönetmenin elinden çıkma mükemmele
yakın senaryo,Bruce Willis ile vizyona çıktı ve milyonlar
izledi;kimseye sonunu anlatmadı.ve "Sixth Sense" sezonun
en iyi filmi olmasa da en çok ses getiren filmi olmayı başardı.
ÖNE
ÇIKAN İSİMLER:Night Shylaman,Haley Joel Osment
UNUTULMAZ
SAHNE:Elbette ki filmin sonundaki büyük sürpriz! UNUTULMAZ
REPLİK:"Ölü insanlar görüyorum!"
Karne:***
BEING
JOHN MALKOVICH:Şundan eminim ki çoğunuz bu yazıyı
okurken bu filmin ismini bile ilk kez duymuşsunuzdur.Sinemada
hasılat terörü yüzünden Türk seyircisinin izlemeyi kaçırdığı
sezonun nadide yapıtlarından "Being John Malkovich" Gerek
inanılmaz farklı konusu gerekse tempoyu ve hicivi iyi ayarlayan
yönetmeniyle kendi kriterlerimce sezonun en iyi ikinci filmi
olmayı başardı.
ÖNE
ÇIKAN İSİMLER:John Cusack,Cameron Diaz
UNUTULMAZ
SAHNE:John Malkovich'in kendi beynine girdiği an!
UNUTULMAZ
REPLİK:Malkovich!Malkovich!Malkovich!
Karne:*****
EN
KÖTÜ FİLMLER
World
Is Not Enough:James Bond serisi gün geçtikçe etkisini ve
farklılığını kaybetmeye başladı.Dileğimiz sıradaki James
Bond filmini son on yılın aksiyon ustası John Woo'nun yönetmesi
ve sinema tarihinin bu en uzun soluklu serisine renk getirmesidir.
UNUTULMASI
GEREKEN SAHNE:O da ne!Şu tekneye de bakın!Ne kadar da maharetliymiş.Hem
havada hem karada hem de denizde yol alabiliyor.Bak sen
şu işe! End Of Days:Birgün Dahi kendisinden umut bile beklemediğim
Arnold,bu filmle beraber 100 milyon dolarlık maliyetin nasıl
içine edilebileceğini adeta sinema dersi olarak bize gösteriyor.Bir
saniye olsun bizi etkilemeyi başaramayan film çoktan unutuldu
bile.
UNUTULMASI
GEREKEN SAHNE:Siz en iyisi filmi tamamen unutun da psikolojik
bir bunalım yaşama riskini kendinizden uzak tutun! Stigmata:İyi
oyuncular,iyi yönetmen ama son derece basit bir senaryo
ve klişelerle dolu bir film.Hatta bu klişeler o kadar ileri
gidiyor ki mesajcının kızın içinden çıkarılma sahnesi,bize
şeytan filminden araklamalarla sunuluyor.
UNUTULMASI
GEREKEN SAHNE:Yolun karşısında kucağında bebeğiyle bir kadın
durmaktadır.Ve o anda ne olursa olur ve aptal kadın çocuğu
yolun ortasına atar.Aman ne dokunaklı....
En
iyi ve kötü filmlerin ardından şimdi sezonun en iyi ve kötü
performansını ortaya koyan şahıslara geçelim:
En
İyi Aktör:Brad Pitt(Fight Club)
En Kötü Aktör:Bruce Willis(The Story Of Us)
En İyi Aktrist:Kate Winslet(Holly Smoke!)
En Kötü Aktrist:Michelle Pfeiffer(The Story Of Us)
En Umut Vaad Eden Aktör:Jude Law(Existenz,Gattaca,The Talented
Mr Ripley)
En Umut Vaad Eden Aktrist:Helena Bonham Carter(Fight Club)
Elbette
ki Türk sineması da -her ne kadar az sayıda olsa da-dört
hatırda kalacak filmle seyirci karşısına çıktı.
Fasulye:Bir
grup arkadaşın kendi özverileri ve yoğun uğraşlarıyla meydana
gelen filmleri "Fasulye",özellikle Amerikanvari sahneleriyle
ve basite indirgenmiş diyaloglarıyla biz sinema tutkunları
üzerinde düş kırıklığı yarattı.Fakat Haluk Bilginer'in göründüğü
son sahnede mükemmel replik her kimin işiyse filmde parlıyor
ve tad bırakıyor üzerimizde.Uzun lafın kısası "Fasulye"
ekibi bu filmle hiçbirşey vermiyor ama umut vaad ediyor.
Güle
Güle:Zengin kadrosu ve usta yönetmeniyle Güle
Güle sezonun en iyi yerli filmi olarak göze çarpıyor.Duygusal
yapısı ve adeta menekşe kokulu öyküsüyle özellikle orta
yaş ve üstüne seslenen ama genelde her yaş seyirciyi de
kapsamayı başaran film "bu kadro bir daha bir araya gelmez"
dedirtecek cinsten bir film.
Kahpe
Bizans:Gani Müjde,6 yıllık bir projeyi Cem Yılmaz
olmadan sürdürmeye karar verdi ve kadrosunu medyatik isimlerin
üstüne kurarak çektiği tarihi parodi,vasatın üstünde eğlencelik
bir film olarak göze çarptı.
Mayıs Sıkıntısı:Sade
ve gösterişsiz bir galayla merhaba demeyi tercih eden Nuri
Bilge Ceylan,estetik bir anlayışla sımsıcak iki saati bize
yaşattı ve istenirse olur sözünün doğruluğunu dosta düşmana
bir kez daha kanıtladı.Ne var ki sinemanın Amerikan hakimiyeti
çoğu izleyicinin bu filmi kaçırmasına sebep oldu.
SONUÇ
Uyarlama senaryonun bol olduğu,Avrupa'nın ses getirmediği,ilginç
ve farklı filmlerin az olduğu,ama en önemlisi yeni yeteneklere
diğer yıllara göre daha fazla şans tanınan bir sezon oldu.Umarız
gelecek sezon, Yedinci san'at daha fazla özgün senaryoyla
ve usta oyuncuların sinemaya daha fazla vakit ayırmasıyla
geçer.
Hoşçakalın...
M.SERMEST
ÇAPAN
Film
eleştirilerinizi director@sinemafanatik.com
adresine gönderin bizde eleştrilerinizi yayınlayalım.
© 1998 - 2005 Sinemafanatik.com. Her Hakkı Saklıdır. İletişim adresi: director@sinemafanatik.com