Panic
Room
|
| Yönetmen |
|
David
Fincher |
| Senaryo |
|
David
Koepp
|
| Görüntü
Yönetmeni |
|
Conrad
W. Hall
Darius Khondji
|
| Müzik |
|
Howard
Shore |
| Yapım |
|
2002
Amerikan Yapımı
108 dakika |
| Türü |
|
Gerilim
|
|
|
Oyuncular-Karakterler
Jodie Foster
Meg
Altman
Kristen
Stewart
Sarah
Altman
Forest
Whitaker
Burnham
Jared
Leto
Junior
Dwight
Yoakam
Raoul
Patrick
Bauchau
Stephen
|
|
Konu
: Meg
Altman kocasından yeni boşanmış
orta yaşlı bir kadındır. 11 yaşındaki
kızı ile birlikte Manhattan'daki
görkemli bir eve taşınırlar. İçinde
asansörü de bulunan bu üç katlı
muhteşem evin en önemli özelliklerinden
biri, panik odası olarak nitelendirilen
bir odaya sahip olmasıdır.
Acil
durumlar için tasarlanımış olan
dört tarafı kalın çelik ile çevrili
olan bu odanın içinde evin her
köşesini gözleyen monitorler ve
ayrı bir telefon hattı bulunmaktadır.
Eve taşındıklari ilk gece üç soyguncu
ile karşılaşan Meg
ve kızı bu
odaya saklanırlar. Ne var ki,
soyguncuların peşinde oldukları
şey panik odasının içindedir.
Böylece soyguncular odaya girmek
için her yolu denemeye başlarlar.
Filmden
Resimler : Fotoğraflar
için tıklayın
Fragman
: "Panic
Room" (7.3Mb, MOV)
Resmi
Sitesi : Panic
Room
Röportaj
: David
Fincher'la film ve özel hayatı
hakkında yapılan röportajı okumak
için tıklayın.
İlginç
Not : Foster'ın
uykulu komşusu rolünde Se7en'ın
senaryo yazarı Andrew Kevin
Walker'ı görebilirsiniz.
Sinemafanatik
Yorum : Sadece
dört film ile son 10 yılın en
iyi yönetmenleri arasına ismini
yazdıran David Fincher'ın
yeni filmi Panic Room'un
çekim aşaması son derece olaylı
geçti. Başrolü oynaması için anlaşılan
Nicole Kidman, çekimlerin
başlamasından bir hafta sonra
dizinde meydana gelen sakatlık
yüzünden filmden ayrılmak zorunda
kaldı ve yerine filmde oynamak
için Cannes Film Festivalinde
Jüri başkanlığını reddeden Jodie
Foster geldi.
Daha
sonra filmin ortalarında Foster'ın
hamile olması nedeniyle çekimlere
ara verildi. Bunlar yetmezmiş
gibi Fincher ile anlaşmazlığa
düşen görüntü yönetmeni Darius
Khondji'nin (Se7en)
işine son verildi ve yerine asistanı
Conrad W. Hall getirildi
(9 kere Oscar'a aday olan Conrad
L. Hall'un oğlu). Son
olarak da stüdyonun Fincher'dan
filmin sonunu yeniden çekmesini
istediği yönünde söylentiler yayıldı.
Tüm
bu olaylara rağmen Panic
Room gayet başarılı bir
film olmuş. Son zamanlardaki en
yaratıcı jeneriklerden birine
sahip olan film başlar başlamaz
teknik açıdan üstün bir film olduğunu
belli ediyor. Gerçekten de Fincher
kısıtlı çekim alanının olduğu
evin içinde kamerayı adeta gezdiriyor
ve ustalığını konuşturuyor.
Bu
tekniğin zirveye çıktığı bir bölüm
var ki gerçekten görmeye değer.
Kamera evin üçüncü katında Foster'ın
yatak odasından yavaşça geri çekiliyor,
merdiven boşluğundan iki kat aşağı
inerek ön kapıdaki anahtar deliğine
girip çıkıyor, oradan arka kapıya
gidip tekrar yukarıya çıkıyor
ve çatıda son buluyor. Bu sahnenin
dışında kamerayla beraber evin
duvarlarının, borularının hatta
bir el fenerinin içine giriyoruz.
Panic
Room önce yönetmeninin
damgasını vurduğu bir film ama
tamamı evin içinde geçen bir filmin
oyuncularının da iyi olması gerekir
ki, gerçekten de öyle. Jodie
Foster ve kendisine hakikaten
kızı olabilecek kadar benzeyen
Kristen Stewart, akibetlerini
merak ettiğimiz karakterler yaratıyorlar.
Üç soyguncu da çok iyi seçilmiş.
Üçlünün en iyisi para hırsı ile
vicdan azabı arasında kalan Forest
Whitaker. Jared Leto
(Requiem For A Dream)
dengesiz Junior rolünü oynarken,
Dwight Yoakam (Sling
Blade) sessiz psikopat
rolünde.
Tüm
bunlara rağmen Panic Room'u
yönetmenin önceki filmleri Se7en
ve Fight Club ile
kıyaslayacaklar aradıklarını bulamayabilirler.
Çünkü o filmler herşeyden önce
senaryolarıyla üstün filmlerdi.
Bu kez görünüşte gayet basit bir
konu var. Filmin iyi yanları,
Foster ve Whitaker başta olmak
üzere tüm oyuncuları, çekimleri,
ışık kullanımı ve atmosferiyle
teknik açıdan üstün olması, karakterlerin
aptalca hareketlerde bulunmaması
(bu kez önce kim aptalca hareket
edecek değil, hangi taraf diğerinden
daha akıllıca davranacak sorusu
var) ve bir kısım seyirci tarafından
beğenilmemesinin muhtemel olduğu
(ama o ana kadar olan gelişmeler
düşünüldüğünde mantıklı olan)
finali.
Bunların
yanında, evet senaryoda mantıksızlıklar
yok değil. Yine de filmin genelini
düşününce Fincher dışında bir
yönetmenin elinde tamamen ikinci
sınıf bir gerilim olacak gibi
duran bir film var. Sonuç olarak,
herşeyini görüntü ve ses efektleriyle
gerilim yaratmak üzerine kuran
sözde gerilim filmlerine her zaman
tercih edeceğimiz gayet iyi bir
film Panic Room.