Drew
Barrymore
| |
|

"Önceki akşam evimde,
telefonla bir arkadaşımla konuşuyordum ve ona "Yemin
ederim küçükken hayatta ne hayal ettiysem hepsine sahibim"
diyordum."
|
Flossy,
(Köpeği) yeni aldığınız köpek yavrusunu nasıl karşıladı?
Flossy
biraz kıskanç. Ben de kendi anneliğimi sorgulamaya başladım.
O kötü davrandıkça "Seni nasıl büyüttüm ki böyle davranıyorsun?"
diyordum. Sanırım geçekten bir yerde bir hata yaptım çünkü
diğer köpeklerim onu bir kardeş gibi gördüler. Bu benim
dördüncü köpeğim ve diğerleri çok sıcak karşılarlarken Flossy
bir türlü kabullenmedi. Sanırım nerede yanlış yaptığımı
tekrar incelemem gerekiyor.
Eviniz
köpek kılıyla dolu olmalı.
Evet
biraz kötü. Ana temiz tutmaya çalışıyorum. Ben çok titiz
bir bir insanım. Ama halıya süt döküldüğünde, çıldırıp aklını
kaçıranlardan da değilim. "Tamam, olsun. Hadi temizleyelim"
derim ve olay biter. Yani benim evimde rahat davranabilir
ve ayağınızı her yere uzatabilirsiniz. Bence evim yeterince
temiz ama küçükken başkalarının evlerindeki el değmemişlik
duygusundan etkilenirdim. O kadar temizdir ki hiçbir şeye
elinizi süremezsiniz. Sanırım ben öyle yaşayamazdım.
Biraz
da filminiz Never Been Kissed hakkında konuşalım. Oldukça
olumlu eleştiriler aldı ve kariyeriniz için çok etkili olacağı
söyleniyor. Siz nasıl hissediyorsunuz?
Çok
iyi.... önceki akşam evimde, telefonla bir arkadaşımla konuşuyordum
ve ona "Yemin ederim küçükken hayatta ne hayal ettiysem
hepsine sahibim" diyordum. Kendime ait bir evim, güzel
köpeklerim, bana çok iyi davranan harika arkadaşlarım var
ve işimi çok seviyorum. Tüm hayallerim gerçek oldu.
Küçükken
oyunculuk her zaman yapmak istediğiniz bir şey miydi?
Sanırım... ben başarı, şöhret, ve güç peşinde değilim. İstediğim
iyi bir işe ve arkadaşlara sahip olmaktı. Küçükken bunları
hayal ettim. Eğer kendimde istikrarı sağlayabilirsem mutulu
olacağımı düşünüyordum ve öyleyim. Bir sevgiliye gerek yok,
yalnız yolculuk ediyorum ve aslında hep bunun hayalini kurdum
ve bunun için çalıştım. Demek istediğim kendimi çok, çok
iyi hissediyorum. (kıkırdıyarak gülüyor)
Never
Been Kissed'i nasıl tanımlarsınız? İnsanlara nasıl anlatıyorsunuz?
Bir
lisede geçen bir film ama geçlik filmi değil. Benim için
hayatta en önemli şey olan insanın iç güzelliğiyle ilgili.
Herşey burada yatıyor. Tüm güzellikler ve çirkinlikler,
çünkü dışımız sadece bunu örten bir kabuk. Bunu araştıran
bir film olmasını sevdim. Bence, toplumsal baskılar yüzünden
insanın kendini en iyi araştırıp keşfettiği yer lise ortamı.
Bunlar her zaman üstünde durup düşündüğümüz ilginç anlar.
Sanırım bu film de, bunun acı ve komik yanlarını bize çok
dengeli bir şekilde gösteriyor.
Liseler
insanın ilerde nasıl bir insan olmak istediğini keşfettikleri
yerler. Bence en popüler çocuklar bile aslında kendilerini
garip hissediyorlar. Bazı akşamlar evinizde oturur, yoldan
geçen arabaları seyredersiniz ve birinin evinizin önüne
gelip durmasını ümit edersiniz, ama hiç bir zaman olmaz.
Veya bir markette kredi kartınız geçersiz olunca, insanlar
size korkunç biri gibi bakar. Veya sevdiğiniz birisiyle
konuştuktan sonra tuvalate gider ve burnunuzdaki kocaman
sümük parçasını görürsünüz ve kendinizi berbat hissedersiniz.
Film, aslında çevrenizdekilerin bunları sizin acı çektiğiniz
kadar umursamadığını anlatıyor.
Dans sahnesinden
bahseder misiniz.
Evet
o sahneyi kendimi kaybetmiş bir halde yaptım. Çok ilginç
ve eğlenceliydi. Çünkü insanların benimle birlikte değil
de, bana gülebileceklerini biliyordum. Ama bunu umursamıyordum.
Kendimle dalga geçmeyi severim. Provalarda sadece yönetmen,
yapımcı ve yazarların karşısında oynamıştım. Ama oraya çıkıp
da 400 kişinin karşısında oynamaktan, itiraf edeyim gerçekten
korktum. Benim için en önemlisi, insanların korkumu hissetmemeleriydi.
Beğenmemeleri önemli değildi. Riske girmeye değerdi.
Filmde
hem oyunculuk hem de yapımcılık yapmak nasıldı? Hem Josie
karakterini oynamak hem de yaratıcı kararlar olmak zor muydu?
Evet.
Çünkü bazen bir sahnenin ortasında güç durumlarla karşılaşabiliyorsunuz.
O zaman bu iki yükü taşımak iyice zorlaşıyor. Ama yapımcılığı
bir çok açıdan seviyorum. Oyunculuk yönümden çok farklı.
Malzeme, karakter ve hikaye zevklerim çok farklı. Bu denli
fazla sayıda karar vermek çok güçlü ve harika bir duygu.
Ama
yine de bu bir demokrasi, Sadece siz yoksunuz. Başkalarının
ne düşündüklerini dinlemeniz ve genel kuralları da dikkate
almanız gerekiyor. Bazen belli şeylerde kendi inançlarınıza
bağlı kalıyor ve bir savaş veriyorsunuz. İşleri zamanında
ve bütçeyi aşmadan yapıp, stüdyonun da mutlu ve güvenli
olmasını istiyorsunuz. Problemleri çözen biri olmak çok
güzel birşey. Hayatın her alanında sorunları böyle çözebilmek
isterdim. Oyuncuların yaratıcılıklarını sergilemeleri ve
karakterlerini canlandırabilmeleri için bir atmosfer yaratıyorsunuz
ve buna uygun bir şekilde karakterleri, arka plandaki hikayeleri
ve diyalogları ekliyorsunuz. Bu bir çok anlamda çok eğlenceli.
© 1998 - 2005 Sinemafanatik.com. Her Hakkı Saklıdır. İletişim adresi: director@sinemafanatik.com