Bunu
söylemek çok zor. Film çok sert ve değişik ama romantik
değil. Romantik bir bölüm var ama bu karakterler güzel
bir olayla tanışmıyorlar. Birbirleriyle ilişkileri de
alışık olduğumuz romantik filmlerdekilerden çok daha sert.
Filmde
yoğun bir duygusal acı var.
Evet,
acı ve bundan alınan ferahlama var. Ama bu acı sizi bunaltıcı
bir duygu veya olumsuz bir deneyim değil.
Sizi
bu filme çeken neydi?
En
çok beğendiğim şey filmdeki duygusal yoğunluk oldu.
Bu
filmde sizi en çok zorlayan bölüm neydi?
Sydney
Pollack'ı (yönetmen) tatmin etmek.
Zor
beğenen biri mi?
Evet.
Demek istediğim en iyi anlamda bir mükemmeliyetçi. Kendisine
karşı da bize olduğu kadar sert davranıyor.
Filmdeki
karakter ilişkilerinin detayları filmin konusunu oluşturuyor.
Bu yüzden filmi dramatik açıdan ilginç bir şekilde çekmeniz
gerekiyor. Dram filmlerinin doğası, filmin akıcı bir şekilde
gitmesidir. Ve eğer hikaye karakterlerin doğası ve ilişkileriyle
ilgili ise her sahnede yeni birşey meydana getirmeniz
gerekir.
Gerçek
hayatta sizden iyi bir polis olur muydu?
Benden
mi? Evet Belki. Oyuncuların, yönetmenlerin, gazetecilerin
olduğu gibi birçok değişik polis de var. Genellemelere
gitmek her zaman hata olur.
Bir
yerlerde oyunculuğa ara verdiğiniz dönemde marangozluk
yaptığınızı okumuştum. Bu doğru mu?
Tam
anlamıyla değil. Oyunculuğa hiç ara vermedim. Marangozluğa
sadece önüme gelen her role muhtaç kalmamak için başladım.
Kendime ek bir gelir sağlayarak TV dizilerinde oynamaktan
kurtulmuş oldum. O zamanlar dizilerde yüzümü eskittiğimi
düşünüyordum. Tabii bugünlerdeki TV dizileriyle o zamankiler
arasında büyük fark var.
Hiç
en tanınan ve en popüler film yıldızı olmayı hayal etmiş
miydiniz?
Bir
oyuncu olarak geçimimi sağlamaktan başka bir amacım hiç
bir zaman olmadı. Hiç bir zaman yıldız olacağımı düşünmemiştim.
Her zaman kendimi bir karakter oyuncusu olarak gördüm.
Oyunculuğa
ilk olarak ne zaman ilgi duymaya başladınız?
Üniversitede
filozofi bölümünün son sınıfındaydım. Mezuniyet ortalamamı
yükseltmek için bir ders arıyordum ve drama dersine almaya
başladım. Ama dersten geçemedim. Özellikle sınıfın ortasında
kalkıp rol yapmak beni çok korkutuyordu. Bu korkumu yenmek
için olayın üstüne gitmeye karar verdim.
Daha
sonraları bir şekilde canlandırdığım karaktere uyum sağlamayı
ve kendi düşüncelerimden arınmayı sağlayan bir yol buldum.
Beni özellikle etkileyen şey bir grup insanla birlikte,
bir süre bir konu üzerinde çalışmak, sonra tamamen başka
bir yerde yeni bir konu üzerinde çalışmaktı. Bir aktör
olarak bir çok kişinin yaşamına girebileceğimi gördüm.
Peki
bu gerçekten de böyle oldu mu?
Evet.
Bu benim aktörlükte en sevdiğim yanlardan biridir. Devamlı
yeni insanlarla yeni ilişkilerle ve yeni fikirlerle karşı
karşıya kalıyorsunuz.
En
çok hangi rolünüzü veya karakterinizi beğeniyorsunuz?
Hepsi
birbirinden çok farklı. Bir karakter diğerinden tamamen
farklı. Bu size hangi çocuğunuzu daha çok sevdiğinizin
sorulması gibi. Benim dört çocuğum var ve hepside birbirinden
çok farklı.