Ana Sayfa | Haberler | Vizyondakiler | Pek Yakında | Galeri | Starlar
Forum | Box Office | Özel Efekt | Zoom | Röportaj | Setlerden Eleştiri | Arşiv

röportaj

Starlar
Vizyondakiler
Pek Yakında

Bill Murray

Battle Rocket filmini izlemiş miydiniz? Rushmore da oynamayı kabul ettiğiniz de yönetmen Wes Anderson hakkında birşey biliyor muydunuz?

   
"Televizyonda eleştirmen Roger Ebert ile canlı yayındaydım ve "Roger benim için söylediklerin çok hoş. Benim komediden başka birşey yapmama izin verilmemesi gerektiğini söyleyen de sendin" dedim. Şaşırarak "Ne!" dedi."
 

Önemli olan hikayeydi. Menejerim bir gün aradı ve "İyi bir senaryo var ve seni istiyorlar" dedi. İyi ama kim, dedim. "Wes Anderson adında biri" dedi. "Hiç duymadım." "Battle Rocket'i yapanlardan biri" Battle Rocket'i de hiç duymadım. "Sana Battle Rocket'i gönderirim" dedi. Ertesi gün aradı. "Battle Rocket'i aldın mı?" almamıştım. "Bir tane daha gönderiyorum" dedi.

Ertesi gün senaryoyu okudum ve arayıp "Bu gerçekten iyi, bunu sevdim" dedim. "peki Battle Rocket'i seyrettin mi" dedi. "Bu adamın telefon numarasını versene" dedim ve Wes Anderson'a birkaç soru sordum. Tam kapatacakken Anderson "Battle Rocket'i seyrettin mi" dedi. Hayır deyince "Tamam sana bir tane gönderiyorum" dedi (kahkahayla gülüyor)

3 numaralı kopya yolda!

Aslında çok fazlasını aldım. Bana tekrar tekrar, sanırım dört tane gönderdi. Şimdi de kiraladım. Hala izlemedim.

Yani filme hemen evet dediniz.

Evet aslında çok nadir olur bu. Çünkü bir kez başıma gelen bir olaydan ders aldım. Ama Wes'le böyle olmadı. Hissettim. Daha önce hiç böyşe bir senaryoyla karşılaşmamıştım. Çok nadir olan bir şekilde 30 saniyelik bir sahne dışında, filmdeki herşey senaryodaydı.

Disney şirketi sana "Filmi çok beğendik. Oskar adaylığı için filmi yıl sonuna doğru gösterime sokacağız. Senin aday olacağını tahmin ediyoruz" dedikleri zaman tepkiniz nasıldı?

Aslında bu tamamen Wes'in kararıydı.

Tamamen Wes'in mi?

Tamamen. Bütün film festivallerinde filmi göstermek istedi. Disney bunu istemedi. Telluride'de, Toronto'da, New York da izlettirdi. Bütün bu zaman boyunca Disney buna karşı çıkmaya çalıştı. Ama istediğini yaptı. Yaptığında haklıydı da. Böylece bütün eleştirmenler filmi görmüş oldu. Siz gördünüz mü?

Tabii ki.

Bütün eleştirmanler filmi gördü. Şimdi de Cannes'a göndermek istiyor.

Evet.

Sonra Disney, kendi fikirleriymiş gibi oskar için geç gösterime sokacağız dedi.

New York film eleştirmenleri ödülünü aldınız. Ben orda değildim ama duyduğumu göre ödülü alırken ortalığı kırıp geçirmişsiniz.

Evet gerçekten çok komikti.

Peki bu oskar olayının tam ortasında olmayı nasıl karşılıyorsunuz? Bu çılgınca mı?

Aslında bakış açımı kaybedeceğimi düşündüm. Çünkü filmi yaparken bunu düşünmüyorsuuz ama insanlar öyle düşünmeyebiliyor. Bazılarının oskar adaylığını düşünerek, ona göre davrandığını biliyorum. Ben bunu hiç düşünmedim. Hep bunu yaparsanız kendinize zarar vereceğinizi düşündüm. Oskar töreninde insanları görürsünüz. Çok kötü görünürler. O kadar isterler ki... işte o duruma düşmekten korktum.

Siz hep izleyiciler tarafından sevildiniz ama son zamanlarda eleştirmenlerin gözdesisiniz. Sizi en büyük Amerikan aktörleri arasında göstermek istiyorlar. The Razor's Edge filminden sonraki eleştirileri düşünmeden edemiyorum.

O zamanlar pek böyle demiyorlardı değil mi?

Ve o zamanlar sizin hep ciddi görünmeye çalıştığınızı söylüyorlardı. Bu ne zaman değişmeye başladı?

Evet tabii. Eleştirmen Rogert Ebert'ten Mad Dog and Glory filminden sonra harika bir eleştiri almıştım. Televizyonda onunla canlı yayındaydım ve "Roger benim için söylediklerin çok hoş. Benim komediden başka birşey yapmama izin verilmemesi gerektiğini söyleyen de sendin" dedim. Şaşırarak "Ne!" dedi. Ben de " Evet. Razor's Edge filminden sonraki eleştirinde benim komediden başka birşey yapmama izin verilmemesi gerektiğini söylemiştin" dedim. Televizyonda canlı yayında bunu hatırlatmak eğlenceliydi. (gülüyor)

Evet aslında neyin değiştiğini bilmiyorum. Sanırım değişim Mad dog and Glory filmiyle oldu. Ama bence her zaman aynı şeyi yaptım.

Ve Groundhog Day. Universal stüdyosu deneysel bir filme benzeyen bu filmden büyük bir hit olmasını beklemişti. Rushmore için de aynı şey mi geçerli?

Evet son zamanlarda bunu düşündüm. Senaryo bazında ele alırsak, senaryo kalitesi inanılmazdı. Eğer bir filmde oskar kazanmam gerekseydi, o filmde almam gerekirdi. Ama beni farketmediler bile! Çünkü o zaman erkendi. Film yılın başında gösterime girmişti ve oskar töreni gelene kadar unutulmuştu.

Her zaman rollerinizde çok rahatsınız. Çok sık mı çalışıyorsunuz? Hazırlanıyor musunuz?

Evet rahatlamaya çalışıyorum. Tamamen rahatlamaya çalışıyorum. Role hazırlanma konusunda diğer insanlar gibi hazırlanmıyorum. Dün uçakta senaryoyu okuyarak rolüne hazırlanan bir oyuncu gördüm. (gülüyor) Eğer bir senaryoya öyle hazırlansam işe gelmeme gerek kalmazdı! Aman Tanrım! O kadar hazırlanırsanız, size ne kalır?

Yani fazla hazırlanmayı sevmiyorsunuz.

Bu senaryonun ne kadar iyi yazıldığına bağlı. Bazen oynayacağım bölüm senaryodaki değildir ve o zaman doğaçlama yapmam gerekir. Elimden geleni yapar ve eksikleri tamamlarım. Ama Rushmore gibi bir senaryoda senaryoda yazılanı aynen uygulamak isterim. Yönetmene "Burda anlatılmak istenen sana göre ne?" diye sorarım.

Karakteriniz hakkında konuşalım. Mr. Blume çocuklarını sevmeyen biri.

Evet.

Sizce günümüz toplumunda çocuklarla aileleri arasındaki bağ gitgide kopuyor mu?

Ayrılık ve boşanma. Kesinilkle . Bende bunları yaşadım. Ben de ayrılıp boşandım ve buun çok kötü bir deneyim olduğunu söyleyebilirim.

Röportaj Ana Sayfa Sonraki Sayfa

© 1998 - 2005 Sinemafanatik.com. Her Hakkı Saklıdır. İletişim adresi: director@sinemafanatik.com