Julia
Roberts
Hugh
Grant'la birlikte oynadığınız Notting Hill'i nasıl tanımlarsınız?
Hayattaki
tüm olasılıkları konu alan sıcak, hoş bir film.
Filmde
oynamayı nasıl kabul ettiniz?
Daha ilk sayfayı okuduğumda inanılmaz bir hikaye olduğunu
anladım. Richard Curtis kelimeleri öyle güzel kullanıyor
ki. Bana Londra'dan telefon etti ve henüz senaryoyu okumadan,
hikayeyi anlattı. Duyduğumda berbat birşey olduğunu düşündüm.
Sonra senaryoyu okudum ve bayıldım.
Anna
Scott adında bir film yıldızını oynuyorsunuz ama kendiniz
değilsiniz. Bu nasıl oluyor?
Neredeyse
her açıdan benden farklı. Özellikle de filmin başlarında.
Kendini akıntıya kaptırmış bir durumda ve bence kendisi
ve kariyeri hakkındaki düşünceleri bütünlük taşımıyor.
Bütün bunlardan emin değil.
Filmin
sonlarına doğru hayatta ne istediğini anlamaya başladığında
bana daha çok benziyor. Film 2 yıllık bir periyotta geçtiğinden
bunu çok iyi gözlemleyebiliyorsunuz.
Kendinizi
oynadığınız bir film yıldızını canlandırmak hangi açılardan
farklı olabilir?
Çok
çok farklı olurdu. Bunu anlatmak için siz gazetecileri
örnek verebilirim. Hepiniz aynı işi yapmanıza rağmen çok
farklı şekillerde yapıyorsunuz. Aynı şey oyuncular içinde
geçerli. Sadece iki gazeteci kadar ortak noktamız var.
Filme başlarken karakteri inceledim ve onunla ünlü olmamız
ve aynı mesleği yapmamız dışında bir benzerliğimiz olmadığını
gördüm.
Şöhretin
insanları değiştirmediğini mi düşünüyorunuz?
Bence
insanları değiştiren aslında şöhret değil. Bence değiştiren
bireyin kendisinden çok, bireyin olaylara bakış açısı.
Bunu sadece kendi açımdan söylüyorum. Herkes için nasıldır
bilemem.
Birçok
ünlü kendi kendisini yok etti. Siz böyle bir deneyim yaşamadınız.
Bunu nasıl başardınız?
Aslında biraz baskı hissediyorum. Bu da insanın kendi
yaptığı bir seçim. Baskının hayatınıza girip girmemesini
belirleyebilirsiniz. Sanırım ben, iyi bir senaryo bulmak
ve iyi bir filmde oynamak gibi baskılardan hoşlanıyorum.
Gittikçe
ünlü biri olmak, Julia Roberts olmak kolaylaşıyor mu?
İlk
zamanlara göre çok daha rahatım. Bazı şeyleri yaşayınca
buna alışıyorsunuz.
Filmde
canlandırdığınız karakter Anna, en acıklı öyküyü anlatanın
ödül alacağı bir partiye katılıyor. Öyküsünde "19
yaşımdan beri diet yapıyorum, bu da temel olarak 10 yıldır
aç olduğum anlamına geliyor. Günün birinde yüzüm bozulacak
ve aslında iyi bir oyuncu olmadığımı anlayacaklar. İşte
o zaman, bir zamanlar ünlü olmuş birine benzeyen orta
yaşlı, mutsuz biri haline geleceğim" Bunlar aslında
karakterin yapısını düşünürsek oldukça mantıklı korkular.
Ben bu kaygıları taşımıyorum. Hiç bir zamanda taşımadım.
Anna sadece ödülü kazanmak istiyor. Bu günün birinde endişelenmeyeceğim
anlamına gelmez. Öykünün ne kadarının doğru, ne kadarınınsa
ödülü almak için olduğuna karar verecek olan izleyiciler.
Anna'nın
bahsettiği gibi görünüşünüzü korumak zor mu?
Sanırım
bu sadece filmideki hoş bir sahne ve benim daha önce hiç
yapmadığım birşey. Hayatım boyunca hiç diet yapmadım.
Yine
Notting Hill filminde, Anna bir partide kendisini tanımayan
biriyle konuşuyor. Bu hiç başınıza geldi mi?
Evet sadece birkaç hafta önce bu oldu. Yine bir partide
bir bayan bana ne iş yaptığımı sordu ve o anda çevredekilerden
biri nasıl olup da bilmediğini sordu. Ama en ufak bir
fikri bile yoktu. Aslında bundan oldukça etkilendim. Kendine
ait bir yaşamı vardı.
Bir
başka sahnede, bir paparazziyi farkeden Anna bağırıp çağırmaya
başlıyor. Siz bu şekilde
davranmayacağınızı
söylediniz.
Hayır
davranmazdım. Aslında şaçma gibi geliyor ama o andaki
durumunu anlayabiliyorum. Yine de bence, o çapta bir tepki
vermek ve kendinizi kaybetmeniz için, bunu gerçekten gerektirecek
bir olay olmalı. Dıştan gelen bir durum değil de kendimin
veya ailemin bir problemi gibi.
Bu
sahnede aslında bağırıp çağırmak istememişsiniz ve sizi
ikna etmişler.
Herşeyden önce yönetmenimiz Roger Mitchell çalıştığım
en iyi yönetmenlerden biri. Benim görevim karakter hakkında
bir yargıya varmak değil sadece gelip ona hayat vermekti.
Bu bana aslında birbirimiz hakkında bilerek veya bilmeyerek
nasıl yargılara vardığımız hakkında çok şey öğretti. Böylece
kimin hangi durumda nasıl tepki vereceğine benim karar
veremeyeceğimi anladım.
Ve
söyleneni yaptınız
Evet, çalışkan bir kız gibi.
Bir
anlamda bu rol kariyerinizin bir yansıması gibi algılanabilir,
çünkü insanlar bunu bir referans noktası olarak kullanacaklardır.
Sanırım Richard'ın planladığı herşey, filmde çok zekice
gelişti. Basın toplantısı, basının sansasyonu, paparazziler.
Bir filmde kısıtlı zamanınız olduğundan, insanlara bir
olayı en çabuk şekilde anlatmaya çalışıyorsunuz ki, bir
sonrakine geçebilesiniz. Bence Richard, ünlü bir kişinin
hayatındaki farklılıkları çok hızlı ve zekice ortaya koyuyur.
Senaryanun en beğendiğim yanlarından biri de buydu.
Bu
tip senaryolar çok fazla gelmiyor. Şu günlerde nasıl bir
şey arıyorsunuz?
Aslında kariyerimin "hangi rol olursa oynarım"
devresini geçirdikten sonra ne arıyorsam yine onu arıyorum.
Her zaman şöyle olmuştur: Oturup senaryoyu okurum, son
sayfaya geldiğimde benim için olup olmadığını hissederim.
Bir şekilde bunu bilirim ve her zaman senaryoları bitiririm.
Çok kötü olduğunu düşünsemde, bir yerinde müthiş bir sey
olacağını düşünerek yarısında bırakmam. Dediğim gibi son
sayfayı çevirdiğimde bunun benim için olup olmadığını
bir şekilde hissedebiliyorum.
Bu
aralar bir setten diğerine koşturuyor gibisiniz. Elinize
gelen senaryoların kalitesinde bir artış mı oldu?
Benim için hep şöyle olmuştur; ya tonlarca iyi senaryo
üst üste gelir ya da arka arkaya 10 tane kötü senaryo
okurum. Ama ben son beş yılda oldukça istikrarlı bir şekilde
çalışıyorum. Bir film, arkasından bir kaç ay ara sonra
bir film daha. Bazen gösterime girme tarihlerinden dolayı
arka arkaya çekilmiş gibi durabiliyor. Sanırım bu yüzden.
Röportaj
Ana Sayfa Sonraki
Sayfa
© 1998 - 2005 Sinemafanatik.com. Her Hakkı Saklıdır. İletişim adresi: director@sinemafanatik.com