Ana Sayfa | Haberler | Vizyondakiler | Pek Yakında | Galeri | Starlar
Forum | Box Office | Özel Efekt | Zoom | Röportaj | Setlerden Eleştiri | Arşiv

röportaj

Starlar
Vizyondakiler
Pek Yakında

Julia Roberts

Nasıl kendinizi bu kadar dengede tutabiliyorsunuz?

Kendimi tanıyorum, neyi istediğimi ve neden istediğimi biliyorum. Bir yetişkin olarak hayattan aldığınız birçok birikim ve ders var.

Filmde oynamayı kabul ettikten sonra Richard Curtis'in senaryosuna eklediğiniz bir şey oldu mu?

Richard çok zeki biri ama ben sadece bazı diyologların daha Amerikan tarzında olmasını istedim. Çünkü beni olduğumdan fazla bilgili ve entellektüel gösteriyordu.

Filmde Anna , Hugh Grant'in karakterinin tavsiyesiyle bir Henry James romanından uyarlanan filmde oynuyor. Sizin bir filmi seçmenizde de hayatınızdaki bir olayın etkisi oldu mu?

Bilinçli olarak olduğunu sanmıyorum.

Sizin gibi ölümlü bir Tanrıça sonsuza kadar mutlu yaşayabilir mi?

Teşekkür ederim. Şartlar ne olursa olsun eğer iki kişi arasında bir bağ oluşmuşsa kim olduğunuz veya nerede yaşadığınız farketmez. Aralarında bir bağ varsa engel yoktur.

Projeye dahil olmanızdan sonra senaryoda değişiklik yapıldı mı?

Bu Richard'ın öyküsü. Benimle bir ilgisi yok.

Ünlü biri olmayı bazı açılardan güç buluyor musunuz?

Ben bunu bir bütün olarak kabul ediyorum Şu yanı iyi , bu yanı kötü diye ayırmak, sınflandırmak anlamına gelir. Tabii ki bazı durumlarda diğer insanlardan daha fazla sabır göstermeniz gerekiyor ama bunu bir bütün olarak kabul etmek zorundasınız.

Hugh Grant'in dediğine göre çok gülünç ve kızdırılması kolay birisiniz.

Hugh çok eğlenceli biri. Bana durmadan takılıyor. Birbirimizi çok iyi anladık ve en başından beri birçok konuda sohbet ettik.

Hiç başınızdan, filmde Anna'nın Demi Moore sanılması gibi bir olay geçti mi?

Tam olarak hatırlayamamakla beraber şöyle bir olay geliştiğini hatırlıyorum. Biri geldi ve "Siz Julia Roberts mısınız?" diye sordu ben "Evet" dedim o da bana "Hayır olamaz!" diye cevap verdi. Tam kimlik gösterecektim ki, vazgeçip gittim.

İlk olarak ne zaman ünlü olmaya başladığınızı anladınız?

Annemle birlikte sinemaya gitmiştik. Ben bir ara tuvalete gittim ve biri "1 numaralı kabindeki kız! Sen Mystic Pizza'da oynamıştın değil mi?" dedi. Ben de bir an durdum ve (sesini alçaltıyor) "Evet?" dedim.

Shakespeare in Love'da başrol ilk önce size teklif edilmişti. Evinizde Oskar törenini seyrederken, Gwyneth Paltrow oskarı aldığında bağrıp çağırarak "Bu oskar benim!" mi diyordunuz?

Hayır! (gülerek)

Shakespeare in Love'da oynamama sebebiniz neydi?

Bu yıllar önceydi ve birçok film gibi bu da tam olarak beni sarmamıştı. Eğlanceli bir deneyimdi. O zamanlar Hugh'la ilk tanıştığım zamanlardı, Londra'ya gelmiştim ve bu harika İngiliz yönetmenlerle tanışmıştık.

Amerika'da çaılşmakla Londra'da çalışmak arasında ne gibi farklar var?

Tonlarca çay. Ayrıca Amerika'da çalışmayı ve ülkemin insanlarını sevmeme rağmen nasıl desem...Burada (İngiltere) yapmış olduğumuz işe, oyunculuğa daha fazla saygı duyuluyor.

Amerika'da, oyunculuk için pek de elverişli olmayan bazı sendika kuralları var ve zaman baskısı içinde oluyoruz. Burada ise mesela bir çekimde havamızı bulmuşsak ve işler yolunda gidiyorsa, yemek arası vermeyip çekimin sonuna kadar gidebiliyoruz. Sonra yemek yiyiyoruz. Bunu seviyorum. Amerika'da tam bir sahnenin ortasındayken biri "Öğle yemeği. Bir buçuk saat ara" derr ve bu konuda yapabileceğiniz birşey yoktur.

Runaway Bride adlı filmde Richard Gere ile tekrar bir araya geliyorsunuz.

Richard ile gerçekten iyi zaman geçirmiştik. Tekrar bir filmde buluşmayı istiyorduk ama ikimizin de beğeneceği bir şey bulmak kolay değildi. Bana senaryo gönderildiğinde ve Richard'ın da beğendiğini duyduğumda kendime "Richard'la hiçbir senaryoda anlaşamasak da, Richard beğendiyse bunu okumalıyım" dedim. Neden olmasın dedik ve başladık.

Richard'la tekrar çalışmak nasıldı?

Korkunçtu. (gülüyor)

Hugh Grant ne kadar esprili ise Richard Gere de o kadar ciddi mi?

Hayır aslında hiç de ciddi değil. Tabii bu sulu biri olduğu anlamına gelmiyor, birlikte çalışmak anlamında söylüyorum. Film setleri çok yorucu, zor ve uzun olduğu için, çok ciddi olmanız mümkün değil. Ben, enerjik ve uyanık olmak için rahat davranıyorum.

31 Aralık 1999'da ne yapacağınızı planladınız mı?

Ben de, herkeste gördüğüm milenyum çılgınlığı yok

Bir sonraki filminiz Steven Soderbergh'in yönettiği Erin Brockovich. Film ne ile ilgili?

Filmde bir avukatlık bürosunda çalışan ve gizli kalmış bir dava dosyasını bulup araştırmaya başlayan Erin Brockovich adlı sekreteri oynuyorum. Gerçek bir hikaye olan film sanırım dramatik bir gerilim olarak tanımlanabilir.

Filmden aldığınız 20 milyon dolarla ilgili olarak : Bunun "Julia Roberts için küçük, kadınlar için büyük bir adım" olduğunu mu düşünüyorsunuz?

Bence iş iştir ve bir anlamda bu olay eğer cinsiyetler arasındaki ücret farkını kapatacaksa bundan memnunum. Aslında hepimiz bize ödenen paraların saçma olduğunu biliyoruz ama bu bir mekanizma ve bu şekilde çalışıyor.

Bunun yanında yaptığım filmler büyük bütçeli filmler ve bana ödemek istedikleri parayı istememem için da bir neden göremiyorum.

Kendinizi küçük bütçeli bir filmde hayal edebiliyor musunuz?

Tabii ki. Bir filmi dikkate alırken bütçesini değil, filmin tamamını göz önüne alıyorum. Bazen bir teklifi geri çevirdiğimde geri gelip "Şu kadar para versek oynar mısın?" diye soruyorlar. Senaryo daha mı iyi oluyor. Hayır.

Demek istediğim bunun parayla ilgisi yok. Bu hikayeyle, kelimelerle ve filmi yapan insanlarla ilgili. Para da bu bütünün bir parçası. Menejerim bunları dediğimi duyunca aklını yitirecek!.

Rupert Everett'le bir filmde tekrar buluşmak için ne diyeceksiniz?

Julia Roberts : Rupert bir senaryo yazıyordu ama Madonna ile bir film yapacağından bıraktı. Ama Rupert'a güvenim var ve sanırım tekrar bir arada oynayabiliriz.

Hiç eve dönüyor musunuz?

Evet geçenlerde annemin doğumgününü kutladık Çok eğlenceliydi.

Hayatınız büyük bir değişiklik geçirdiğinden, eve döndüğünüzde kendinizi bir yabancı gibi mi hissettiniz?

Eskiden kalan ve hala görüştüğüm tek arkadaşım Chicago' da oturan Paige Amsler. Onunla ilişkimiz 15 yaşında nasılsa, şimdi de öyle.

Önümüzdeki 5 yıl içinde bu kadar çok rolde oynayacağınızı düşünüyor musunuz?

Hiçbir fikrim yok, yarın ne yapacağımı dahi bilmiyorum. Sanırım ben günü yaşayan biriyim. Eğer 5 yıl sonrasının planını yaparsam, bugünü mahvederim.

Röportaj Ana Sayfa Önceki Sayfa

© 1998 - 2005 Sinemafanatik.com. Her Hakkı Saklıdır. İletişim adresi: director@sinemafanatik.com