Ana Sayfa | Haberler | Vizyondakiler | Pek Yakında | Galeri | Starlar
Forum | Box Office | Özel Efekt | Zoom | Röportaj | Setlerden Eleştiri | Arşiv

röportaj

Starlar
Vizyondakiler
Pek Yakında

Robin Williams

Sinema salonlarında insanlar üzerindeki etkinizi gördünüz. Peki hiç küçük gruplar üzerindeki etkinizi gördünüz mü?

   
"Küçük bir kızı görmeye gittim. Çocuk beni tanımadı. Annesi "Mrs. Doubtfire" diye açıkladı."
 

Hastaneleri ziyaret ederken ve Bir-Dilek-Tut kurumunun çalışmalarında oldukça gördüm. Yılbaşında bir semti ziyaret ederken bazı çocuklarla başbaşa kaldım. Size sadece San Fransisco'da tanıdığım birinden bahsedeyim. Küçük bir kızı görmeye gittim. Çocuk beni tanımadı. Annesi "Mrs. Doubtfire" diye açıkladı, ben de onunla böyle konuştum (Mrs Doubtfire'in sesini taklit ediyor) ve bir anda kız parladı ve canlandı. Bu karşılıklı ve anlık bir olay.İnanılmaz bir duygu hissediyorsunuz.

Adam Sandler ve Chris Tucker'in birinci sınıf komedyenler haline gelmesiyle, sanki bir nesil değişimi oluyor. Filmleri büyük hasılat yapan 40 yaşın üstündeki tek komedyen sizsiniz.

Bilmiyorum. Bunu göreceğiz.

Waterboy ve Rush Hour'u izlediniz mi?

Waterboy'u izlemedim ama iyi iş yapacağını biliyordum çünkü 15 yaşındaki oğlum Zak ve arkadaşları filmden alıntılar yapıyorlardı. Rush Hour içinse yine Zak ve arkadaşları filmin tek tek sahnelerini hatırlıyorlardı. Bu bir komedi filmine yapılabilecek en iyi iltifattır. Eddie Murphy'nin , Nutty Professor'daki yemek sahnesinden (gaz çıkarma olan) sonra, herkes bunu yapıyordu. Tom Shadyac (Nutty Professor'ın da yönetmeni) stüdyonun o sahneyi çıkarmak istediğini söyledi.

Çok kaba..

Ama o sahneyi çıkarmak istediler. Şimdi bakın! Komedinin sınırları o sahneyle genişledi. There's Something About Mary'ye bakın. İnsanlar gülmek istiyor. Belki geçici birşey ama bir rahatlama.

15 yaşında bir oğlunuz var. Robin Williams olunca baba olmak nasıl bir şey? İnsanlar sizi komik, cömert, nazik, ve paylaşımcı biri olarak biliyor ama nasıl bir baba?

Yine de bir baba olmak zorundayım. Sanırım ben de babamın ruhunu taşıyorum. Ama bir nokta da, benim de sınırları koymam gerekiyor ve bende herkes gibi geceyarısı olduğunda acaba nerede diye düşünüyorum.

Oğlunuz sizin hiç yaşamadığınız bir duyguyu; bir ünlünün çocuğu olma duygusunu yaşıyor.

Doğru. Bunun farkında. Hiç onu karşıma alıp " Bu ne kadar kötü? Oğlum olduğun için ne kadar zorluk çekiyorsun" diye sormadım. Bilmiyorum bana hiç söylemedi. Ama bildiğim harika bir arkadaş grubu olduğu.

Sizi izlemek için sete gelmek istiyor mu?

Birkaç yıl önce geldi ve yarım gün sonra sıkıldı. Şu anda müzik, bilim ve matematik ilgisini çekiyor.

Ya kızınız Zelda?

Çok güzel ve stil sahibi bazı resimler yaptı. Küçük bir kızın yaptığı resimler olmasına rağmen bence bir stili var. Bir de tabii nerdeyse 7 yaşındaki, aktör ruhlu Cody var. Bunu çok seviyor. Bir sabah geldi ve "Kafamı kazıtmak istiyorum" dedi. Okula gittiğinde herkes kafasını elliyordu. Sonra arkadaşlarının anneleri beni aradı ve çocuklarının da kafalarını kazıtmak istediğini söyledi.

Bir sonraki filminiz soykırımı konu alan Jacob the Liar. Sizce savaştan 50 yıl sonra soykırım, hala nasıl bu kadar üstünde durulan bir konu?

Jacob the Liar bir Alman romanından uyarlama ve önümüzdeki ekim ayında gösteriime girecek. Hayret verici bir karakterler kolleksiyonu. İnsanların tanımadığı ve daha önce görmediği küçük bir mizah var. Kurtulanlarla konuştuğunuz zaman bu kara kapkara mizahı anlayabileceğiniz noktalar var. Bu da o dramın küçük bir parçası.

Hikaye nedir?

Bir Alman radyo istasyonu var ve Jacob, Rusların Polonya sınırına kadar geldiklerini ve kendilerini kurtaracaklarını sanıyor. Yayını duyan tek kişi olduğu için kendisinden de birşeyler ekleyerek insanlara ümit vermeye başlıyor. Bunun iyi ve kötü yanları ve olanlar anlatılıyor. .

Oskar tahmincileri yine iddialı olduğunuzu söylüyor. Bir tane kazanmış biri olarak, sizce bir tane yeterli mi yoksa daha fazlasına mı ihtiyacınız var?

Daha fazlasına mı ihtiyacınız var! Jack Nicholson gibi olursan her on senede bir tane alırsın. Bu uzun bir süreç ve neler olduğunu görmek gerek. Muhtemelen siz daha iyi bilirsiniz. Ben Saving Private Ryan'dan beri film izlemedim.

Tom Hanks sizin favori olduğunuzu söyledi.

(Kahkahayla gülüyor) Demek öyle dedi!

Röportaj Ana Sayfa Önceki Sayfa

© 1998 - 2005 Sinemafanatik.com. Her Hakkı Saklıdır. İletişim adresi: director@sinemafanatik.com