Ana Sayfa | Haberler | Vizyondakiler | Pek Yakında | Galeri | Starlar
Forum | Box Office | Özel Efekt | Zoom | Röportaj | Setlerden Eleştiri | Arşiv

röportaj

Starlar
Vizyondakiler
Pek Yakında

Sandra Bullock


"
Bir çocuğum olacak. Bir çocuğa ihtiyacım var demiyorum-bence bir çocuk ihtiyaçları karşılamak için doğmamalı."

Hayatınızın bu noktasında, yuva kurma isteği duyuyor musunuz?

Hayatım boyunca hep evcimen oldum. Hiçbir zaman geçtiğimiz birkaç yıl boyunca olduğu gibi kendime zaman ayırabileceğim bir yerde yaşama şansım olmadı. Şimdi sevdiğim bir yerde yaşıyorum, Austin'de; ve kendime bir yuva kurabilirim.

Peki ya çocuk?

Bir çocuğum olacak. Bir çocuğa ihtiyacım var demiyorum-bence bir çocuk ihtiyaçları karşılamak için doğmamalı. Bu eşime ve kendime duyduğum sevginin ve kendimizi bir çocuk sahibi olacak kadar iyi hissetmemizin sonucu olmalı. Çocukları severim ve onlara 17 yaşındayken de sahip olabilirdim, ama bunu yanlış nedenlerle yapmak istemiyorum. Ayrıca hayatımdaki bencilliklerden kurtuluyorum. Böylece bir çocuğum olduğunda, bu bencilliklere karşı koyup, sadece "anne" olabilmek istiyorum.

Belli bir noktada kariyerinizin sizin için şu anki kadar önem taşımayacağını mı umuyorsunuz?

Dengeyi buluyorsunuz. Bugüne kadar olmasını umduğum hiçbirşey olmadı, ve hayalkırıklıklarım çok acı verici..

Ne ummuştunuz?

Bunu size anlatmayacağım, ama sorduğunuz için teşekkür ederim! Olayların gelişimiyle ilgili hepimizin beklentileri vardır, üç yıl sonra nerede olacağımızla ilgili, şu yaşıma geldiğimde ilk evimi alacağım gibi. Bunların hiçbiri hiçbir zaman gerçekleşmez. Bugüne kadar gözlerimi kamaştıran en iyi şeyler hep ters yönden geldi. Bu gibi önceliklerimden vazgeçtim.

Sizin için en sık kullanılan kelime "cömert" ve insanlar sizi "bir yıldız modeli" olarak görüyorlar.

Oh! Beni ağlatacaksınız.Ben sadece çevremde olanları yansıtıyorum. Hiç istediğini alamamış bir paparazzi ile karşı karşıya kaldınız mı? Bağırarak korkunç şeyler söylerler ve ben de "Annem hakkında birşey söyleme" derim. İyi olmayı deniyorum, ama insanları davranışlarına göre değerlendiririm.

"Gun Shy"ın prodüktörlüğünü yaptınız. Neler öğrendiniz?

Herşeyi! Finansmanı halledebileceğimi öğrendim, büyük oyuncuları alabileceğimi, ve işlerin yolunda gitmediği zamanlarda onları birarada tutmanın yollarını. Hayatımda hiç bu kadar baskı altında kalmamıştım. Bitene kadar idare edebildiğim için kendimle gurur duyuyorum. Düşük bir bütçeyle yapılmıştı ve paramızı çıkarmayı başardık.

Hit olmamasına rağmen?

Kesinlikle. Bilirsiniz, benim filmim olmak üzere yapılmadı. Para alabilmek için birkaç sahnede yer aldım. Bu Oliver'ın (Platt) filmiydi. Çok zordu ve keşke hakkında konuşabilsem, ama yapamam.

Gizli bir anlaşma imzaladınız?

Hayır, imzalamadım. Deneyim kazanmanın daha iyi bir yolu olamazdı; Bu kadar küçük bir bütçeyle ve temel konu Amerika değilken herşeyin kötü gitmesini sorgulayamazsınız. Tüm bunlar, tamamiyle bir trafik akışına karşı savaştık. Ve bunu yapmaya bayıldım.

"28 Days"deki parti spontane miydi?

Filmde bir rahatlamaya ihtiyaç duyduğunuz nokta için hep bir parti planlarım. Filmin tam olarak ortasında ya da tam olarak sonunda değil, bitişinden üç hafta öncesinde, herkesin planlar yapabileceği ve giyinip kuşanabileceği büyük bir parti verirsiniz. Bir durumu ya da bir anı hatırlamak istersiniz. Çok fazla eğlendik. Hayat da bu demek zaten. Bir parti!

Baskı çok fazla arttığında ne yaparsınız?

Bir sürü şey. Baskıyla gerçekten iyi başa çıkıyorum.

Bir sonraki filminiz "Miss Congeniality"de Oscar ödüllü Michael Caine'le birlikte oynayacakınız.

Büyük bir komedi bu. Miss America törenine sızması gereken ve yarışmacılardan birinin üzerine bomba yerleştirmek için sayılı günü kalmış bir ajan var. O tam bir kasap. Size merhaba demek yerine silah çekebilecek biri.

Bu rolü size vermek kimin aklına geldi? Bu tip hiç size benzemiyor.

Ciddi misiniz? Elemeler sırasında bir erkek gibi oturduğumu ve böyle çok rahat olduğumu farkettim (bacaklarını açıp oturarak bunu kanıtlıyor). Adamların arkasından yürüyüp, en iyi kimin yürüdüğünü görebilirdim. Erkeklerin arasında yeterince uzun süre takıldığımda, kendimi, kendime kadın gibi davranmama izni vermiş halde buldum.Bu o kadar özgürleştirici ki anlatamam.

Şimdi 30'larınızdayken artık isyan mı ediyorsunuz?

İsyan etmiyorum, belli bir düzende yaşamak için yapmam gerektiğini düşündüğüm şeylerin yok olmamasına izin veriyorum. Pek çok yönden özgürüm ve bu her geçen yıl daha fazla artıyor. Sizi birdenbire vurmuyor, yavaş yavaş gelişiyor.

1 - 2 -3
Röportaj Ana Sayfa

© 1998 - 2005 Sinemafanatik.com. Her Hakkı Saklıdır. İletişim adresi: director@sinemafanatik.com