|
Doğum:
26 Eylül 1968, Mt. Vernon, Washington
İsim:
Bazen Jim Caviezel ismini kullanıyor. (Tam ismi James Patrick
Caviezel)
Aile:
3'ü kız 2'si erkek 5 çocuklu tutucu, birbirine bağlı katolik bir
ailenin üyesi.
1993
yılında tanışıp aşık olduğu İngilizce öğretmeni Kerri Caviezel
ile 1997 yılından beri evliler.
Eğitim:
Juilliard School of Performing Arts.
Başlangıç:
Yaşamının ilk 21 yılında oyunculuğun kendisi için hiçbirşey ifade
etmediğini söyleyen Caviezel için en büyük tutku basketboldur.
Taklit yeteneğini ilk konuşturduğu platform ise basketbol sahalarıdır.
Georgetown oyuncusu Sleepy Floyd’a hayrandır ve sahada da onu
taklit edene kadar uğraşır. Profesyonel basketbol standartlarına
gore pek uzun boylu sayılmayan Caviezel bu sebepten Neil Simon’un
‘Come blow your horn’ eserinin sahne uyarlaması için oyuncu seçmelerine
katılır. Seçmeler sırasında bir oyuncu menejerinin kendisine oyuncu
olmak için gereken herşeye sahip olduğunu söylemesi üzerine planları
boyut değiştirir.
1991'de
‘My Own Private Idaho’ filmindeki rolü ile oyunculuğa ilk adımını
atar. Bu rolü de taklit yeteneğini kullanıp ilgilileri İtalyan
göçmeni olduğuna inandırarak kazanır.
Yükseliş:
‘Wyatt Earp’, ‘Children of the Dust’, ‘G.I Jane’, filmlerinin
ardından ‘The Rock’daki F-18 pilotu rölü ile dikkatleri çeker.
Kuvvetli kadrosu ile göz dolduran ‘The Thin Red Line’ aktörün
başarılı performansıyla büyük çıkış yaptığı filmdir. Gregory Hoblit’in
filmi ‘Frequency’ de rol almadan önce sıradan bir oyuncu gibi,
seçmelere katılan Caviezel bir gazetecinin bu konuda sorduğu soruya
Gregory’nin ‘The Thin Red Line’ı gördüğünü sanmıyorum der. Ancak
yorumunda hiç bir kinaye bulunmamaktadır. ‘Any Given Sunday’de
montaj masasında filmden çıkarıldığında, Micheal Bay’in filmi
‘Pearl Harbour’ da olduğu gibi reddedildiğinde de olgunlukla karşılar.
‘Any Given Sunday’ konusunda ‘Al Pacino ile çalışarak çok güzel
bir gün geçirmiş oldum’, Pearl Harbor bozgununda ise ‘Michael
Bay’in bu filminde rol almak istedim ancak olmadı. Bu olaylar
egomu kontrol etmeme yardımcı olan şeyler. İnsanın burnunun sürtülmesi
iyi birşeydir.’ yorumlarını yapar. Dennis Quaid'li "Frequency",
Kevin Spacey, Helen Hunt, Haley Joel Osment' li "Pay it Forward",
Jenifer Lopez'li "Angel Eyes", filmlerinden sonra "The
Count of Monte Cristo" ile nihayet başroldedir ve böylece
kendini gösterme fırsatını bulur.
Biliyor
musunuz?: Koyu bir katolik olan Caviezel hem dini, hem de
şahsi inançları açısından "High Crimes" filmindeki bazı
aşk sahnelerinde çıplak oynamayı reddetti.
*Bir
zamanlar Rahip olmayı düşünmüş,muhafazakar bir Cumhuriyetçi.
*Ünlü
basketbolcu Magic Johnson’un takımda oynadığı maçı unutamıyor.
Söz:
Oyunculuğu seviyorum.Hayatım basketbol gibi oldu.İyi bir oyuncu
karşılık verir.Sahaya inip savunmaya karşı oynar.Bunu yapabilmek
için dikkati diğer oyuncular üzerinde yoğunlaşmış olmalıdır.Oyunculuk
da aynı.Bir aktör de dinler,seyreder ve tepki verir.Bu tepkinin
nereye varacağını asla bilemezsin.bu spontanlığı seviyorum.
"Burada
çok su var ama içecek birşey yok." (Hollywood'un ünlü ve
yakışıklı bir aktöre sundukları karşısında ne düşündüğü sorulduğunda)
"Kerri
ile birlikte olduğum için çok şanslıyım. Benim hakkımdaki düşünceleri
başkalarının ne düşündüğünden çok daha önemlidir." (Eşi hakkında)
Hazırlayan:
Zeynep Everi
|