Ana Sayfa | Haberler | Vizyondakiler | Pek Yakında | Galeri | Starlar
Forum | Box Office | Özel Efekt | Zoom | Röportaj | Setlerden Eleştiri | Arşiv
zoom

Efsanenin arkasındaki gençlik

George LucasGeorge Lucas'ın hayatının, yakın arkadaşları Francis Ford Coppola ve Martin Scorsese'nin hayatlarında yaşadıkları acılarla benzerlik göstermesi en azından garip bir tesadüftür. Scorsese, çocukluğunu kronik astımın pençesinde geçirmişti. Francis Ford Coppola çocuk felçinden bir yıl yataktan kalkamamıştı. Ama Scorsese ve Coppola, çocukluklarındaki bu zorlukların yaşamlarını etkileyen ve kurtuluşu filmlerde bulmalarını sağlayan unsur olduğunu düşünüyorlar. Lucas'ın yaşadığı olay ise içlerinde en ürkütücü olanıydı.

Gün 12 Haziran 1962. 18 yaşındaki Lucas başına geleceklerden habersiz, Fiat marka arabasıyla mezuniyet töreninden birkaç gün önce dolaşıyordu. Bir dönemeçte hızla gelen, sınıf arkadaşlarından birinin kullandığı otomobil Lucas'ın arabasına çarptı. Dört takla atan arabadan Lucas'ı çıkardıklarında çok ağır şekilde yaralanmıştı. Kafasında büyük yaralar vardı ve akciğerleri parçalanmıştı. Hastaneye kadar neredeyse kendi kanıyla boğuluyordu. Doktor çok kan kaybettiğini söylemişti annesine.

Lucas mezuniyet törenini kaçırdı ama daha sonra bu konuyla ilgili yaptığı yorumlarda ölümden dönüp geri geldiği gün, artık yeni bir insan olduğunu söyledi. Lucas o günleri "Başınızdan böyle bir olay geçince, insan her an kendine neden hala yaşıyorum diye soruyor. Bende zamanımı bundan sonra bu nedeni bulmaya harcayacağım dedim kendime." diyerek hatırlıyor.

Bu olaydan sonra, daha önce fazla önem vermediği eğitime artık çok fazla önem vermeye başladı Lucas. San Fransisco Üniversitesinde İngilizce eğitimi aldıktan sonra Los Angeles'a sinema eğitimi için gitmeye karar verdi. Filmlere ilgisi bu andan itibaren başladı. O günlerle ilgili "Filmlere sadece kızlar için giderdim" diye konuşuyor. Üniversitede Lucas, John Ford ve Orson Welles gibi ustalardan etkilendiğini söylüyor.

THX1966 da üniversiteden ayrılınca Amerikan ordusunda öğretim görevlisi olarak görev aldı. Bu arada THX 1138:4EB adlı soyut bir film çekti.Bu film National Student Film Festival'de ödül aldı. Bu ona Wrner Bros'da yapımcı asistanlığı yapması için kapıları açtı. Bu da araba kazası gibi Lucas'ın hayatını değiştiren anlardan biriydi. O zamanlar çok kötü günler geçiren Warner Bros'ta az sayıdaki yapım aşamasındaki filmlerden biri Francis Ford Coppola'nın Finian's Rainbow adlı filmiydi. Lucas Coppola'nın yanında görev aldı.

O zamanlar öğrenciler arasında bir efsane olan Coppola'dan etkilenmemek imkansızdı."Coppola ilk filmini yönettiğinde UCLA'de öğrenciydi ve ben yanına geldiğimde ise bir film stüdyosu vardı. Bu inanılmaz bir olaydı" diyor Lucas. Coppola da daha o yıllarda Lucas'ın üstün zekasının farkına vardığını söylüyor. Lucas, Coppola'nın stüdyo başkanlarıyla yaşadığı sorunları gördü ve bağmsız bir film yapmaya karar verdi. Bu da üniversite yıllarında yaptığı filmin uzun versiyonu olacaktı. Coppola'ya ayrılmak istediğini söylediği zaman Coppola ona "Ne yani yeterince eğlendirici değil miyim. Herşeyi öğrendiğini mi sanıyorsun" dedi ve Lucas'a reddedemeyeceği bir teklif yaptı. Lucas, Coppola'nın filminde ona yardım edecekti, Coppola da THX filminde ona destek verecekti. Dediğini de yaptı .Başrolünde Robert Duvall'ın olduğu THX 1138 adlı film 1971 yılında gösterime girdi. Daha sonra çekeceği Star Wars filmleriyle pek yakınlık göstermeyen film, bazı iyi eleştiriler almasına rağmen, boxooffice'de büyük başarısızlık yaşadı.

Bir ara Coppola'nın Godfather'ı çevirmesiyle ayrı yollara gittiler. Bu arada Lucas'ta 700 bin dolara, 28 günde Universal Pictures için American Graffity adlı filmi çekti. Coppola da filmin yapım aşamasında Lucas'a destek verdi. Godfather'ın inanılmaz bir başarı kazanmasından sonra bunu fırsat bilen stüdyo American Graffity filmini "Godfather'ı yaratan adamın son çalışması" ibaresiyle gösterime soktu. Bu son kez Lucas'ın adının bir başka isim altında geçeceği gündü. Film büyük bir başarı kazandı ve neredeyse Lucas'ı bir gecede milyoner yaptı. Ama o zamanlar George Walton Lucas'ın kafası para konularından çok, dört yıl sanra gösterime girdiğinde dünyanın gelmiş geçmiş en başarılı filmi olacak bir projenin planlarıyla meşguldü.

Star Wars'un Yapımı

Birçok açıdan Star Wars'un yapımı Lucas'ın en acı deneyimleri arasındadır. Yakın arkadaşları Lucas'ın o zamanlar çok sinirli ve film yapmaktan bıkmış bir halde olduğunu anlatıyorlar. Belki de bu sebepten bir devam için 20 yıl beklemesi gerekecekti. Sorunlar senaryodan başlıyordu. THX filminden beri aklında bazı fikirler vardı. Filmin müziklerini yapan Lalo Shifrin'e Flash Gordon'u yapmak istiyorum demişti. Lucas Flash Gordon'un haklarını almak istediğinde İtalyan yapımcı Dino De Laurentiis tarafından daha önce alındığını gördü. O da kendi uzay macerasını yaratmaya karar verdi. Bunu yaparken Flash Gordon'dan etkilendi ve Joseph Campbell'in 100 yüzlü kahraman adlı kitabı ona bazı konularda fikir verdi.Aynı esinlenmeyi Yüzüklerin Efendisi romanından ve Akira Kurusawa filmlerinden de aldı.

Düşündüklerii oluşturmak ve senaryoya dönüstürmek Lucas için oldukça zor oldu. Coppola ona daha önce "Eğer bir yönetmen olacaksan, önce bir yazar olmalısın" demişti.1972 Şubat'ında Lucas yazmaya başladı. Bu bir tutkuya dönüştü. Bir arkadaşı Lucas'ın mavi ve yeşil kağıtlara özel kalemler kullanarak yazdığını anlatmıştı. Yine Biskind adlı arkadaşı Lucas'ın bir ara yazdığı senaryoda geçen isim ve yer adlarını artık hatırlayamaz olduğunu söylemişti. Örneğin Lucas'ın köpeğinden esinlenerek yazdığı "Chewbacca" ismi sanki her seferinde değişik bir şekilde yazılıyordu.

Çok yorucu geçen 15 aylık bir çalışmadan sonra Mayıs 1993'de Lucas birçok açıdan okunması çok zor olan bir taslak senaryo ortaya çıkardı. Yine arkadaşı Biskind'in anlattığına göre taslak şu cümleyle başlıyordu. "Bu, ünlü Jedi'nin öğrencisi olan ve Usby C.J.Thape olarak da bilinen, saygıdeğer bir Opuchi Jedi-bendu'su olan Mace Windu'nun hikayesidir" Evet taslağın ilk cümlesi işte bu cümleydi. Mark Hamill senaryonun başlığının "Whills'in günlüğünden alınan Luke Skywalker'ın maceraları:İlk Destan:Yıldız Savaşları" şeklinde olduğunu söylüyor. Harrison Ford'da sette Lucas'a şakayla karışık "George bu pisliği yazabiliyorsun ama söyleyemiyorsun" diyordu. Taslağı okuyan Universal'ın stüdto şefi Ned Tannen, senaryonun neden bahsettiğini anlamak için kafasını kaşıyıp duruyordu. İlerleyen günlerde senaryoyu geri çevirerek belki de sinema tarihinin en büyük hatasını yapacağından habersizdi.

Lucas'ın efsanevi menejeri Jeff Berg o zamanlar henüz gösterime girmemiş olan American Graffity filminin bir kopyasını 20th Century Fox başkanı Alan Ladd Jr.'a izletti. Filmi çok seven Ladd, Lucas'la tanıştı. Lucas görüşmede bir sonraki projesinden (Star Wars) bahsetti. Sonunda Universal Lucas'a senaryoyla ilgilenmediklerini söyleyince, Lucas ve 20th Century Fox anlaştılar.

American Graffity'den 25 bin dolar alan Lucas'ın o günlerde paraya çok ihtiyacı vardı. Fox, Lucas'la Star Wars'ın hikayesi için 15 bin dolara anlaştı. Lucas daha sonraki yıllarda o günler için "O para o zaman benim için çpk önemliydi. Çünkü borçlarımı ödeyebileceğim ve sene sonuna kadar yaşayabileceğim anlamına geliyordu" diyor. Daha sonra Star Wars'ı yönetmek içinde 100 bin dolar alacaktı. Bu arada Lucas sadece bu film için Star Wars Corporation adlı bir şirket kurmuş ve stüdyoya bir tür ortaklık önererek net karın %40 'ını almak üzere anlaşmıştı. Stüdyo, o zamanlar en başarılı filmlerde bile çok az olan net kar için pek de zorluk çıkarmadı. Star Wars'ın bütçesi oldukça gerçek dışı bir rakam olan 3.5 milyon dolar olarak belirlendi. Film bittiği zaman sadece özel efektlere harcanan para 3.5 milyondan daha fazla olacaktı.

Lucas yazmaya devam etti ancak gösterime girme tarihi yaklaşan American Graffity yüzünden biraz yavaşlamıştı. Sonunda gösterime girdiğinde film, hiç de beklenmedik bir başarı kazandı ve hasılattan pay üzerine anlaşması bulunan Lucas'ı bir dolar milyoneri haline getirdi. İlginç olan bu olayın Lucas'ı daha da huysuz ve sıkıntılı hale getirmesiydi. O zamanki karısı Marcia Lucas daha sonraları Lucas'ın durmadan "İnsana şans bir kere gelir, sadece bir kere, bu işin garantisi yok" dediğini anlattı. Film Lucas'ı Hollywood da aranılan biri haline getirdi. Yine de bazıları bu başarıyı Coppola'nın sihirli değneğine bağladı. Menejeri Berg, Lucas'a Star Wars'dan alacağı parayı rahatlıkla iki katına çıkarabileceğini ve filmin kazandığı ilk dolardan itibaren hasılattan pay alabileceğini söyledi.

Bunun tam tersine Lucas, arkadaşı Steven Spielberg gibi tam bir Walt Disney hayranıydı. Disney'in en başarılı olduğu alanlar olan karakterlerin isim hakları ve pazarlama Lucas'ın çok ilgisini çekiyordu. Lucas, Fox'un karşısına o zaman için çok tuhaf bir özel istekler listesiyle çıltı. Star Wars'un yapımcılığını Star Wars Corporation şirketi yapacaktı ve böylece Lucas bütün harcamaları kontrol edebilecek her bir doların nereye gittiğini takip edebilecekti. Ayrıca filmin müzik haklarını, soundtrack karını, bütün devam filmi haklarını ve karakterlerin pazarlama haklarını alacaktı. American Graffity'nin büyük başarısından sonra Lucas'tan çok büyük para istekleri bekleyen stüdyo, bu genç yetenekle, o zaman için değersiz görülen şartlarla anlaşmaktan çok mutlu oldu. Disney'i bir kenara koyarsak o zamana kadar kimse karakter haklarından bir kuruş bile kazanmamıştı. Ya devam filmleri? Coppola'nın Godfather 2'sini bir kenera koyarsak, Fox Maymunlar Cehennemiyle fena olmayan bir hasılat yapmıştı. Bunun dışında da başka bir örnek yoktu. Fox'a göre Star Wars'un Maymunlar Cehennem'iyle karşılaştırılması bile çok saçmaydı. Eğer Lucas filmi yapmak için para değilde bu "değersiz" devam filmi hakları ve oyuncak lisans haklarının istiyorsa, Fox bunları seve seve kabul etti. Filmin bütçesi de 8.5 milyon dolara yükseltildi. Bir kez daha görülecekti ki bu rakamda, film bittiğinde komik kalacaktı.

George Lucas yazmaya devam etti. Yazarken de bir taraftan Coppola ve senaryo yazarı Matthew Robbins gibi güvendiği kişilere yazdıklarını gösteriyordu. Tepkileri pek de olumlu değildi. Coppola American Graffity'den sonra daha ciddi bir proje yapması için Lucas'a telkinlerde bulunuyordu. Coppola o zamanlar üstünde çalıştığı Apocalypse Now gibi bir Vietnam filmi yapmasını önerdi. Ama Lucas kararlıydı. Bir ara yaptığının doğru olup olmadığından şüpheye düştü. Star Wars'un montaj aşamasında, daha önce Martin Scorsese'nin Taxi Driver filminde özel danışman olarak görev alan karısı Marcia, filmi bırakıp Scorsese'nin New York,New York'unda çalışmak üzere filmden ayrıldı. Ayrılırken Lucas'a "New York,New York yetişkinler için yapılmış bir film, seninki ise sadece bir çocuk filmi. Kimse filmi ciddiye almayacak" demişti.

Lucas'ın karısının kendisine inanmasına, dolaylı yoldan verdiği cevap, Star Wars'un yapım notlarındaydı. Bu yapım notları Sir Arthur Conan Doyle'den bir alıntı olan "Yarım bir adam olan çocuğa / ya da yarım bir çocuk olan adama" sözleriyle başlıyordu.. Bu arada Lucas'a göre Vietnam sonrası yapılan filmlerdeki umutsuzluk ve sıkıntı havası seyircilerin hayal gücünü büyük ölçüde sınırlamıştı. Star Wars gösterime girip de sinema tarihinin en başarılı filmi olma yolunda ilerlemeye başlayınca Lucas "İnsanlar bir filme gidip de açıksözlü,bütün ve eğlenceli bir film seyretmeyeli çok uzun zaman oldu" diyecekti.

1 Ağuıstos 1975'te Lucas Star Wars senaryosunun üçüncü taslağını da tamamladı. Belli zamalarda Lucas, Obi-Wan Kennoby ve Darth Vader'i tek bir karakter olarak yapmayı düşünmüştü. Bu aşamada senaryo etkilendiği filozofik edebi ve sanat filmleri dışında, Lucas'ın çocukken izlediği western ve korsan filmlerinden de izler taşıyordu. Luke, Leia ve Han Solo arasındaki aşk üçgeninin çıkış noktası ise 2.Dünya savaşıyla ilgi melodramlardı. Han Solo karakteri için Coppola'yo örnek olarak almıştı. Coppola'nın Lucas'ı kollayıp yardım ettiği gibi Han Solo da her zaman Luke'un yanındaydı.

Lucas'ın Hollywood'a yeni olduğu rol dağıtımından belliydi. Leia rolü için hiç tanınmayan biri olan 19 yaşındaki Carrie Fisher'ı seçti. Luke Skywalker içince stüdyonun ünlü ve lider tipinde bir oyuncu seçmesi için yaptığı baskıya direndi ve o zaman 24 yaşında olan masum görünüşlü Mark Hamill'i seçti. Daha önce Graffity'de çalıştığı Harrison Ford'un ise deneme çekimleriyle terleyerek kendini tekrar kabul ettirmesi gerekti. 25 Mart 1976'da Star Wars'un yapımı İngiltere'deki Elstree Stüdyolarında başladı. Bir kısımda Tunus ve Kuzey Afrika çöllerinde çekilecekti. Çekimlerin başlamasından itibaren Lucas ile 130 kişilik film ekibi arasında bir çok sorun yaşandı. Seti ziyaret eden ve Lucas'a senaryoda ufak yardımlarda bulunan Huyck ve Katz, Lucas'ın filmi uzaktan yönetme stilinin ekibi yabancılaştırdığını söylediler. Doğuştan çalışılması zor bir yönetmen olan Lucas ise ekibinin kendisini sabote ettiğine iyiden iyiye inanmıştı.

Katz'ın o günleri tekrar hatırladığında "Bazen Lucas'la otururduk ve artık sete dönmeyeceğini düşünürdük" diyor. Lucas'ın "Artık buna dayanamayacağım" dediğini ekliyor ve ona yapabileceğine inandırırdık diye ekliyor. O zamanlar Jaws filmiyle büyük başarı kazanan ve ünlü bir yönetmen statüsünde olan arkadaşı Spielberg, Lucas'a yardımcı olmayı teklif etti. Lucas kabul etmedi. Deneyimli bir yönetmen bile, neredeyse her sahnesi bir özel efekt veya makyaj isteyen sahnelerin çekiminde zorlanırdı. Senaryoda bulunan 33 tane robot çok zaman alıcı oluyordu. Stanley Kubrick'in 2001:A Space Odyssey'inin büyük bir hayranı olan Lucas, aynı görsel gerçekçiliği yakalamayı umut ediyordu.

Lucas 2001'de çalışan efekt uzmanı John Dykstra'yı, filmdeki uzay savaşı sahneleri için kadroya aldı. Dykstra'nın bilgisayar kontröllü kamerası sayesinde sadece bir kere çekilen hareketler, sonsuz defa tekrar edilebiliyordu. Lucas'ın Dykstra ile buluşması birçok anlamda çok önemli bir olaydı. Lucas küçük bütçelerle mucizeler yaratmak istiyordu ve Dykstra'da o zamana kadar yapılmamış olan efektler yaratmıştı. Ama Lucas bunla yetinmedi Californiya'da bir yer kiralayarak buraya bütün efekt grubunu topladı ve Industrial Light and Magic adlı efekt şirketini kurdu. Birçok deneme yanılma yapılmasıyla bütçe kısa zamanda aşıldı. Sadece efektler için 2.5 yıl harcandı ve bazı kaynaklara göre daha ilk yılında Dykstra bütün bütçesi olan 3 milyon doları aşıp 4 milyon dolara harcamıştıı. (Lucas bu rakamı kabul etmiyor ve filmin bütün efekt harcamalarının 3.5 milyon dolar olduğunu söylüyor.) Film 365 efektle o zamana kadar en çok efekte sahip olan film unvanını aldı..

Filmin sesi konusunda da Lucas çok hassasdı. Filmin müziklerinin bestecisi John Williams'tan sadece akustik ve orkestra enstrumanları kullanmasını istedi. Sonuç ise, şimdiye dek yapılmış en etkileyici ve akılda kalan film müziklerinden biriydi.ı. Filmin ses efektleri için bir yıl boyunca çeşitli sesler kaydedildi ve bunlar filmde kullanıldı. Lucas stüdyoya filmin, o zamanlar sadece müzikal filmlerde kullanılan Dolby Stereo olarak yayınlanması konusunda büyük baskılarda bulundu ve sonunda kabul ettirdi.

1977 Mart'ında Lucas artık filmin gösterime hazır olduğunu düşündü ve içlerinde karısı Marcia, Brian De Palma, Steven Spielberg ve Martin Scorsese'nin de olduğu bir gruba ön gösterim yaptı. Filmin efektleri tam anlamıyla hazır olmadığından Lucas, 2.Dünya savaşı filmlerinden aldığı efektleri de kullanmıştı. Sonuç ise tam bir felaketti. Sadece Spielberg Lucas'ın elindeki filmi anlayabildi ve Lucas'a "George bu harika.100 milyon dolar kazanacak" dedi.

Filmin halka açık olan ikinci bir öngösterimi (tamamlanmış efektlerle) yapıldı ve aradaki fark inanılmazdı. Film alkışlarla kesiliyordu. Yine de Lucas tam anlamıyla emin değildi ve yazın gösterime girecek birçok büyük filmin arasından sıyrılabileceğini düşünmüyordu. Film 25 Mayıs 1977'de gösterime girdiğinde George ve Marcia Lucas Los Angeles'ta bir restoranda yemek yiyorlardı Tesadüf eseri caddenin karşısında bir sinema vardı. Marcia ve George restorandan çıktılar ve sinemadaki Star Wars logosunu gördüler. Sinemanın önündeki kalabalığı gördüklerinde Lucas, Hollywood'un ünlü şöhretler kaldırımının yanındaydı ve bir an için geleceği gördü. İnsanların yarattığı fanteziyi görmek için birbirlerini itip kaktıklarını gördüğünde ise, sonunda neye sahip olduğunu anladı.

İmparatorun Dönüşü

Star Wars'un başarısı ve pazarlamadan ve lisans haklarından kazandığı milyon dolarlar, Lucas'ın kendi imparatorluğunu kurmasına ve herşeyi istediği gibi yapmasına imkan verdi. 1998 itibariyle seveti yaklaşık 2 milyar dolardı Aynı zamanda Lucas evlat edindiği üç çocuğun babası.. Kadınlar konusundan bahsederken servetini kastederek " Beni yanlış sebeplerden dolayı çekici buluyorlar" diyor ve bir eşin dostluğunu ve paylaşımını özlediğini söylüyor.

Lucas'ın stüdyo ile bir çırpıda anlaşmaya vardığı devam hakları ve karakter lisans haklarının aslında bir "para basma" lisansı olduğu ortaya çıkmıştı. Star Wars'un gösterime girmesinin üstünden 6 yıl geçtiğinde, filmin pazarlama ürünleri 2 milyar dolarlık bir satış gerçekleştirmişti. Bu, o ana kadar gösterime girmiş olan diğer iki devam filminin hasılatından çok daha fazlaydı. Star Wars'un hasılatının Jaws'ın hasılatını geçmesinden sonra, Steven Spielberg yakın arkadaşına yanda gördüğünüz resmi gönderdi.

1977 yazında Lucas hiç beklenmeyen bir açıklama yaparak yönetmenliği bıraktığını, artık sadece yapımcı olarak devam edeceğini söyledi. Ünlü haberci Liz Smith'e yaptığı açıklamada "THX'i kafamla yönettim, American Graffity'yi kalbimle, Star Wars'ı ise her ikisiyle birden yönettim" demişti. "Sanırım zirvedeyken bırakacağım" diye devam eden Lucas !980'de Rolling Stone dergisinde daha da sert bir açıklama yaparak "Yönetmenlikten nefret ediyorum, bu her gün değişik bir rakiple 15 raundluk bir boks maçı yapmaya benziyor" dedi.

Bunların hiçbiri Star Wars'ın ilerlemesini bir saniye bile durdurmadı. Lucas büyük bir kumar oynayarak ilk filmin devamı olan Empire Strikes Back'i kendisi finanse etmeye karar verdi. Yönetmen olarak Irwin Kershner'i seçen Lucas, yıllar sonra Kershner'in filminin, kendi yaptığı ilk filmden daha iyi olduğunu söyledi. Bir çok Star Wars hayranının düşüncesi de bu yöndeydi. Filmin senaryosunda Lucas'a yardım eden tecrübeli yazar Leigh Brackett'in senaryo bitmeden ölmesi üzerine, daha sonra kendisi de çok önemli bir yönetmen olacak olan Lawrence Kasdan kadroya katıldı.

Star Wars tamamiyle bir Lucas filmi olmasına rağmen Kershner ve Kasdan da kendilerinden birkaç iz bıraktılar. Kershner hikayeye vahşi ve bazen de korkutucu olan bir gerçekçilik getirirken, Kasdan'ın zekice yazdığı diyaloglar da klasik Hollywood komedilerindeki havayı yansıttı. Bu arada Lucas daha da büyük şeyler düşünüyordu. Kershner "İkinci film üzerinde çalışırken Lucas beni çalışma odalarından birine çağırdı. Odanın duvarlarında Skywalker çiftliğinin planları vardı. bana döndü ve işte bu yüzden bu filmi yapıyoruz, eğer iş yaparsa bunu inşa edeceğim. İşe yaramazsa herşey biter dedi" diyerek o günleri anlatıyor.

Finansal açıdan bakıldığında Empire Strikes Back iyi bir iş yaptı. Lucas Californiya'daki Bulltail isimli 1700 dönümlük çiftliğinin adını "Skywalker" olarak değiştirdi. Buraya Lucas yüksek teknoloji ürünü binalarla, organik bahçelerin içiçe geçmesinden oluşan, adeta bir abide inşa etti. Lucas, In Style dergisine verdiği bir demeçte "Küçükken marangozluğa hevesim vardı. Küçük ağaç evleri yapardım. Şimdi film yapıyorum böylece binalar inşa edebiliyorum" demişti.

Filmlerinin başarısının dışında Lucas'ın en büyük başarılarından biri de kurduğu özel efekt şirketi Industrial Light and Magic'in aradan geçen 6 yıl içinde Amerika'da efekt konusunda bir numara olmasıydı. Şirketin yerinden tam anlamıyla memnun olmayan Lucas, ILM merkezini Los Angeles'tan taşımak isiyordu. Uzun zamandan beri Lucas'la anlaşmazlık içinde olan ve bunları fırsat bilen efektlerin mimarı John Dykstra, ILM'dan ayrılarak kendi özel efekt şirketini kurdu ve bilim kurgu dizisi olan Battlestar Galactica'da Star Wars'ınkilere çok benzeyen efektler kullandı. Çok sinirlenen ve kendi dizaynlarının çaılndığını söyleyen Lucas, Fox'dan Battlestar'ın dağıtıcısı Universal'a karşı dava açmasını istedi. Dizi kısa zamanda yayından kalkınca davadan da bir sonuç çıkmadı. Bu arada Lucas ILM'yi yeni merkezine taşımış ve 2.filmin efektlerini hazırlamıştı. Çok merak edilen konu, Dykstra olmadan ilk filmdeki efektlerin başarısına ulaşılıp ulaşılamayacağı idi. Sonuçta filmin efektlerinin herkesi şaşırtarak ilk filmdekinden de başarılı olduğu görüldü.

Lucas'ın kariyerinin ilk döneminde Francis Ford Coppola ne kadar büyük rol oynadıysa, ILM'i kurduktan sonra da Steven Spielberg için aynı şey geçerlidir. Spielberg Lucas'ta, aynen kendindeki gibi seyirciyi mutlu etmek, onu çoşturmak isteyen bir ruh buldu. Bir konuşmasında Spielberg Lucas 'la ilgili olarak "O kadar çok birbirimize benziyoruz ki, ortalıkta ikimizin aslında şekil değiştiren bir uzaylı yaratık olduğumuz şeklinde söylentiler var "diye konuşmuştu. ILM Indiana Jones ve onun iki devam filmi için çok başarılı efektler oluşturdu. Daha da önemli olan daha sonra Spielberg'in yapımcı olarak görev aldığı Amblin Entartainment için yapacakları çalışmalardı.

Spielberg Amblin şirketiyle Gremlinler'den Geleceğe Dönüş'e kadar birçok bilimkurgu filmine imza attı. Bu da çok fazla efekt çalışması gerektiriyordu. Lucas'ta ILM ile bu istekleri yerine getirdi. 1982 yılında Spielberg Lucas'tan Poltergeist ve gösterime girdiğinde Star Wars'un hasılat rekorunu kıracak olan E.T filmleri için efektler yapmasını istedi. Bu iki film ILM'yi daha da ünlü yaptı ve ilerleyen yıllarda Amblin'le iki düzine filmde daha çalışma imkanı yarattı.

Lucas'ın özel hayatında ise, Star Wars'ı küçümseyerek Martin Scorsese için çalışan karısı Marcia'yla ayrılması çok önemli bir yer tutar. Lucas'ın geçmişine bakıpta Marcia'nın, Lucas'ın kariyerinin ilk yıllarına etkisini görmemek adeta imkansızdır. Eğer Lucas'ın hayatında gizli kalmış bir trajedi varsa o da 80'lerin başındaki boşanmasıdır. Şu anda 17 yaşında olan Amanda adında bir kızı evlat edinmelerine rağmen Lucas ve Marcia'nın çocuk sahibi olamamalarının bu ayrılıkta etkili olduğu biliniyor. Ayrıca aralarında ilginç bir rekabet de bulunuyordu. 1977 Oskarlarında aday olduğu bütün kategorilerde kaybeden George ve montaj dalında oskar alan Marcia eve geldiklerinde Marcia "Biliyorsun George, eğer bu ödül senin için önemli olsaydı kazanabilirdin. Ben kazanmak istedim ve kazandım. Sen sadece bunu istemedin "demişti. İlerleyen yıllarda Lucas 11 yaşındaki Katie ve 6 yaşındaki Jett adında iki çocuk daha evlat edindi. Sonraki yıllarda boşanmasından "oldukça acı veren bir deneyim" olarak bahsetti.

Serinin üçüncü filmi olan Return of The Jedi Lucas'ın denetiminde ve İngiliz Richard Marquand'ın yönetiminde 1983 yılında gösterime girdi. Bundan tam 14 yıl sonra, 1997'de üçleme yenilenmiş olarak tekrar gösterime girdi.

Ve son kez yönetmenlik yaptığı Star Wars'tan 22 yıl sonra, Lucas, yönetmenliğe döndüğü Phantom Menace ile karşımızda. Belki de ilk filmdeki zorluklar yüzünden bozulan sinirlerinin düzelmesi için 22 yıl geçmesi gerekiyordu. Ya da daha akla yatkın olanı, Lucas aynen Star Wars'un dünyasında olduğu gibi gerçek dünyada da kendi kaderinin hakimi olduğu noktaya geldi. Hangi açıdan bakarsanız bakın George Walton Lucas, herşeyin kendi istediği gibi olması için hayret verici bir yaratıcı enerji harcadı.

Star Wars Ana Sayfa

© 1998 - 2005 Sinemafanatik.com. Her Hakkı Saklıdır. İletişim adresi: director@sinemafanatik.com